DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/771 E. , 2021/3373 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/771
Karar No : 2021/3373
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU:Danıştay Beşinci Dairesinin 19/11/2020 tarih ve E:2017/131, K:2020/5289 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 19/11/2020 tarih ve E:2017/131, K:2020/5289 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”ndan, davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği ve 28/10/2014-27/03/2015 tarihleri arasında ByLock uygulamasına 69 kez bağlantı kurduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet verdiğine ve diğer hususlara yönelik tanık ifadelerinin ve davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
HSK 2014 yılı üye seçimi döneminde Uşak ilinde Hakim olarak görev yaparken örgütün Uşak seçim sorumlusu olarak belirlenmesinin, FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönemde Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görevlendirilmesinin, yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesinde, hakim ve savcılar hakkında HSK Genel Kurulunun karar vermeye yetkili olduğunun belirtildiği, ancak usule ilişkin bir hükme yer verilmediği, dolayısıyla usule ilişkin işlemlerin 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’na tabi olması gerektiği, bu nedenle disiplin soruşturması yapmadan ve savunma alınmadan tesis edilen meslekten çıkarma kararının şekil yönünden hukuka aykırı olduğu, meslekten çıkarma kararının şahsına yönelik kişiselleştirme içermediği, dava konusu işlemin amaç yönünden hukuka aykırı olduğu, meslekten çıkarma kararının Ceza Hukuku anlamında bir ceza olup, Ceza Hukukuna ilişkin tüm ilke ve prensiplerin uygulanması gerektiği, FETÖ/PDY’nin yargı kararıyla örgüt olarak kabul edildiği tarihin 26/09/2017 tarihi olduğu, bu tarihten önceki faaliyetlerin suç olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, Danıştay Savcısının düşüncesinin hukuki olmadığı, 667 sayılı KHK’nın 3. maddesinde yer verilen “iltisak” ve “irtibat” kavramlarının muğlak olduğu, söz konusu KHK’dan önce bu eylemleri suç sayan bir kanun hükmünün bulunmadığı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gereğince KHK’nın yayım tarihinden önceki olaylara uygulanma imkanının bulunmadığı, olağanüstü hal döneminde olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, olağanüstü hal döneminde alınan tedbirler çerçevesinde hakimlik savcılık mesleğinden çıkarıldığı, 18/07/2018 tarihinde olağanüstü hal uygulamasına son verildiğinden, kendisine uygulanan yaptırımın Anayasal dayanağının kalmadığı, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği, ByLock uygulamasını kullanmadığı, kullandığına dayanak oluşturan verilerin hukuka aykırı elde edildiğinden delil niteliği taşımadığı, hakkında ByLock Değerlendirme ve Tespit Tutanağı, kullanıcı ID numarası ve herhangi bir mesaj verisi ve içeriği bulunmadığı, özgür iradeye dayanmayan tanık beyanları yasa dışı delil niteliğinde olduğundan, hiçbir karara dayanak yapılamayacağı, YARSAV üyeliğinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, 2014 yılı HSK üye seçiminde seçim sorumlusu olarak görev almasının yasal ve meşru bir hakkın kullanımı olduğu, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görevlendirilmesinin örgütle iltisak ve irtibatına yönelik unsur olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkelerinin, masumiyet karinesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, mülkiyet hakkının, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 19/11/2020 tarih ve E:2017/131, K:2020/5289 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 29/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.