Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/291 E. 2021/3369 K. 29.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/291 E.  ,  2021/3369 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/291
Karar No : 2021/3369

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU:Danıştay Beşinci Dairesinin 29/09/2020 tarih ve E:2017/3088, K:2020/3959 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına yönelik yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/09/2020 tarih ve E:2017/3088, K:2020/3959 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”ndan, davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadelerinin ve davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu kapsamında işlem yapılan çok sayıda kişi ile yaptığı görüşmeleri içerir HTS kayıtlarının, FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
FETÖ’nün Adalet Bakanlığında etkin olduğu dönemde 2009-2010 yılları arasında (15 ay) yurt dışına dil eğitimine gönderildiğine ilişkin tespitin, davacı hakkındaki yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, FETÖ ile iltisak ve irtibatının bulunmadığı, hakkındaki bütün delillerin dava konusu kararların tesis edildiği tarihte mevcut olmadığı, sonradan tespit edilerek dosyaya sunulduğu, ByLock uygulamasını kullanmadığı, gerekçeli kararda hakkında ByLock Tespit Tutanağı bulunduğundan bahsedildiği, ancak kullanıcı adı, şifre, arkadaş listesi, mesaj vb. bilgilerin yer aldığı belgeye ByLock Tespit Tutanağı denildiği, kendisi hakkında düzenlenen belgenin Devletin resmi kayıtlarında yer alan kişisel bilgileri içeren bir belge olduğundan, ByLock Tespit Tutanağı olarak kabul edilemeyeceği, hakkında USER ID (kullanıcı numarası), kullanıcı adı ve şifre tespit edilemediği, bunlar olmadan ByLock kullanılmasının mümkün olmadığı, bir çeşit üst veri olan CGNAT kayıtları dışında dosyada delil bulunmadığı, ByLock ile ilgili dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınmadığı, yeni rapor alınması talebinin reddedildiği, Yargıtay içtihatlarına göre kullanıcı olmak için aranan şartları taşımadığı, ByLock uygulamasının örgütsel amaçlarla kullanıldığı yönünde bir tespit bulunmadığı, emniyetten gelen bilgilerin araştırılmadan ve sorgulanmadan doğru kabul edildiği, ByLock delilinin hukuka aykırı olarak elde edildiği ve delil olarak kullanılamayacağı, tanık beyanlarının bilgiye ve görgüye dayanmadığı, akraba, meslektaş, çalışma arkadaşları ve komşularla yaptığı telefon görüşmelerinin örgüt üyeliği için delil kabul edildiği, yurt dışına dil eğitimine gitmesinin aleyhine delil olarak kullanılamayacağı, temyize konu Daire kararının yasal gerekçeyi içermediği, dava konusu işlemin tesisinden sonra toplanan delillere dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin niteliği itibarıyla göreve son verme değil, meslekten çıkarma işlemi olduğu ve muhatapları açısından disiplin işlemi olduğu, bu nedenle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, olağanüstü hal döneminde olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, olağanüstü hal döneminde alınan tedbirler çerçevesinde hakimlik savcılık mesleğinden çıkarıldığı, 18/07/2018 tarihinde olağanüstü hal uygulamasına son verildiğinden, kendisine uygulanan yaptırımın Anayasal dayanağının kalmadığı, dava konusu işlemin hakimlik teminatı ve 2802 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu, savunması alınmadan işlem tesis edildiği, delil niteliği bulunmayan tanık beyanlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, hakkındaki mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, çekişmeli yargılama, silahların eşitliği, kanunların geriye yürümezliği, suç ve cezaların şahsiliği ilkeleri ile masumiyet karinesinin, eğitim ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 29/09/2020 tarih ve E:2017/3088, K:2020/3959 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 29/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.