DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/2877 E. , 2021/3462 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2877
Karar No : 2021/3462
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 15/02/2021 tarih ve E:2017/2165, K:2021/289 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle görevden uzaklaştırma tarihinden itibaren yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine ve mali haklarının meslekten çıkarma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 15/02/2021 tarih ve E:2017/2165, K:2021/289 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının,ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Daireleri kararının verildiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden; davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”nın incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … ile … IMEI numaralı cihazlarla ByLock uygulamasının yüklendiği, dava dışı şahıslar arasındaki ByLock mesajlarında, davacının adına, görev yerine, grubuna açıkça yer verildiği ve örgüt içinde kaliteli biri olarak değerlendirildiği görülen örgütsel faaliyet kapsamındaki yazışma içerikleri, davacıya ait hizmet cetveli ve diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, üniversitede örgüt yurdunda kaldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, mülakatı kazandıktan sonra staja başlamadan önce yapılan ve staj döneminde kalınacak evlerin kiralanmasının ve bu dönemdeki tutum ve davranışların nasıl olacağının anlatıldığı toplantıya katıldığına, meslek stajını yaptığı dönemde de örgüt evlerinde kaldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgütün hakim-savcı sınav çalışma evi sorumlusu olduğuna (murakıplık yaptığına), örgüt adına ev kiraladığına, örgütün yönlendirmesiyle katalog evlilik yaptığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylar lehine oy istediğine ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu,
Diğer deliller yönünden, davacının örgütün yargı erkine kendisine iltisak ve irtibatlı kişileri yerleştirebilmek amacıyla oluşturduğu hakim-savcılık sınavına hazırlık evlerinde anılan sınavlara hazırlanmış olmasının ve daha sonrasında da bu evlerden sorumlu murakıp olarak görev yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatı ortaya koyan bir unsur olduğu,
Ayrıca, davacının evinde yapılan aramada örgüt liderine ait kitapların bulunması hususu, davacı hakkında yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Yine, davacının ikametinde yapılan arama neticesinde ele geçirilen davacıya ait dijital materyallerde yapılan inceleme sonucu, FETÖ/PDY lideri Fethullah Gülen’e ait video ve ses kayıtlarının ve ByLock uygulamasının nereden nasıl indirilebileceğini anlatan mesajın bulunması hususu, davacı hakkında yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle görevden uzaklaştırma tarihinden itibaren yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine ve mali haklarının meslekten çıkarma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlıkta olağanüstü hal mevzuatının geçerli olamayacağı, 667 sayılı KHK’nın dava konusu olayda uygulama olanağı bulunmadığı, KHK’nın Anayasal teminatları ve temel ilkeleri ortadan kaldırmayacağı, hakkındaki soruşturmanın 2802 sayılı Kanun hükümlerine göre başlatıldığından aynı usulde devam ettirilmesi, sonraki kanun değişikliklerinin uygulanmaması gerektiği, söz konusu KHK’da yer verilen “iltisak” ve “irtibat” kavramlarının muğlak olduğu, dava konusu işlemin disiplin cezası niteliğinde olan göreve son verme işlemi olduğu, suç ve cezaların geriye yürütülemeyeceği ilkesinin ihlal edildiği, savunması alınmadan işlem tesis edildiği; yine davalı idarece somut herhangi bir hukuksal delil olmaksızın kamu görevinden ihraç edildiğinin Dairece de kabul edildiği, bu kabule rağmen dava konusu işlem sırasında bulunmayan, somut olarak idare tarafından ortaya konmayan delillerin geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği yolundaki tespitin, kanun, Anayasa ve uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olduğu; söz konusu yapının 17-25 Aralık 2013 tarihinden önce terör örgütü olarak ilan edildiğini gösteren herhangi bir karar ve ibare bulunmadığı; nasıl ve ne şekilde sadakat yükümlülüğüne aykırı davranıldığı gösterilmeden karar verilmesinin hukuka ve gerekçeli karar hakkına aykırı olduğu; kesinlikle ByLock kullanıcısı olmadığı, gebelik döneminde eşinin telefonunu alarak kendisinden habersiz bir şekilde bu programı yüklediği, bu durumun bilirkişi raporu ile sabit olduğu, mesaj içeriklerine bakıldığında bu durumun açıkça görüleceği, dolayısıyla bu delilin dosyadan çıkarılması gerektiği; itirafçı tanık/sanık ifadelerinin hukuki değerinin bulunmadığı, cezadan kurtulmak amacıyla özgür bir irade beyanına dayanmayan ve yasa dışı delil niteliğinde olduğu, söz konusu tanık/sanıkların kendisinin hazır bulunduğu kamuya açık bir duruşmada ifadelerini tekrarlamadığı, ifadelerde suç işlediğine dair herhangi bir iddianın bulunmadığı, tanık beynalarındaki iddiaların 2009-2011 yıllarına ait olduğu, o tarihlerde söz konusu yapıya ait evlerde kaldığı ancak o zaman bu yerlerin müspet olarak görüldüğü; gerekçeli karar hakkı ve kazanılmış hakların korunması ilkesinin, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği; somut olayda ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği hâlde kendisine tanınmadığı; çalışma hakkının ihlal edildiği; dava konusu işlemin hâkimlik teminatına aykırı olduğu, azil mahiyetinde olduğu, ölçülülük ilkesine, kamu yararına aykırı olduğu; yasa dışı örgüt ile dava konusu işleme sebep olarak gösterilebilecek bir bağının olmadığı, temyize konu ret kararının da sübuta ermiş böyle bir ilişkinin varlığını ortaya koymaktan uzak olduğu; çekirdek haklara müdahalede bulunulduğu, en temel insan haklarının ihlal edildiği, Daire kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının da hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 15/02/2021 tarih ve E:2017/2165, K:2021/289 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 29/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.