Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/108 E. 2016/1767 K. 21.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/108
KARAR NO : 2016/1767
KARAR TARİHİ : 21.03.2016

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş
olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2 maddesinde “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu nedenle, husumet nedeniyle ret kararı verilmesi hâlinde, mahkemece davalı yararına vekâlet ücreti belirlenirken, reddedilen miktar üzerinden nisbî olarak hesaplama yapılması ve fakat hesaplanan miktarın tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı maktu vekâlet ücreti miktarını geçmemesi gerekir.
Mahkemece, taraflar arasında akdî ilişkinin kurulamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Akdî ilişkinin kurulamaması nedeniyle davanın reddine dair verilen karar, husumet yokluğu nedeniyle ret kararı niteliğindedir. Bu durumda, mahkemece, davalı yararına hükmedilebilecek vekâlet ücreti davanın reddedilen miktarı olan 66.463,40 TL üzerinden nisbî olarak hesaplanmakla birlikte, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde görülen davalar için öngörülen 1.320,00 TL maktu vekâlet ücreti tutarını geçmemelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece, davalı yararına 6.625,97 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanunu’nun 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “6.625,97 TL” ibaresinin hüküm fıkrasında çıkarılmasına, yerine “1.320,00 TL” ibaresinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 21.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.