YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/43848
KARAR NO : 2015/36803
KARAR TARİHİ : 15.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ….2011 model … marka araba satın aldığını, aracın bir süre sonra belirli bir hızda giderken direksiyon ve aracın titreme yaptığını, yine aracın hareket halindeyken kendiliğinden el freninin çekildiğini ileri sürerek aracın 0 km ayıpsız misliyle değiştirilmesine, mümkün olmadığı takdirde arızanın başladığı 17.121 km ayarında ayıpsız misliyle değiştirilmesine veye bu yönde fark bedelinin tespit edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı davalı şirketten satın aldığı aracın ayıplı çıkması sonucu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine ilişkin eldeki davayı açmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda araçta ayıp bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 267. maddesinde “Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda yargılamada alınan hükme dayanak bilirkişi raporu iki kişilik heyet tarafından düzenlenmiştir. Bununla birlikte davacı bilirkişi raporuna, araçta incelemenin eksik yapıldığı, dosyada bulunan cd kaydında yer alan problemlere açıklama getirilmediğini ileri sürerek itiraz etmiştir. Davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazında ileri sürdüğü iddialar da dikkate alındığında hükme dayanak alınan bilirkişi raporu yetersizdir. Mahkemece HMK’nın 267. maddesi de gözetilerek oluşturulacak bilirkişi heyeti aracılığıyla tarafların iddia ve savunmalarını karşılayan Yargıtay denetimine açık, ayrıntılı rapor alınmak suretiyle sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 15/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verild.