YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7091
KARAR NO : 2015/17607
KARAR TARİHİ : 24.12.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişkiden dolayı müvekkili tarafından davalıya verilen senede dayanılarak, iade mal bedelleri borç toplamından mahsup edilmeksizin müvekkili aleyhine icra takibine girişildiğini, müvekkilinin davalıya olan borcunun 8.515,16 TL olmasına rağmen takipte müvekkilinden 114.026,56 TL talep edildiğinden müvekkilinin 105.511,40 TL borçlu olmadığının tespiti ile %40’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu bono üzerinde ihdas nedeni olarak malen şerhi bulunduğunu, davacının ise hukuki ilişkinin ortadan kalkması nedeniyle bononun bedelsizliğini ileri sürerek, senedi talil ettiğini, bu sebeple ispat yükünün davacıda olduğunu, kambiyo senedinin mücerret olduğunu, dava konusu yapılan 265410 nolu faturada belirtilen iki adet…bedeline karşılık verilmesinin mümkün olmadığını, bu iki malın satım akdinin feshinin söz konusu olmadığını, malın davalının deposuna satışından 9 ay 15 gün sonra iade edilmesinin ve 1,5 yıl sonra iade faturası düzenlenmesinin kabul edilemez olduğunu, davacı tarafça verilen iade faturasını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalıya yapılan teslimat üzerinden zaman geçmesine rağmen davalının sessiz kalmasının iadenin ödeme amaçlı yapıldığını gösterdiği, davalının iadeyi muhafaza amacıyla aldığını yazılı olarak ispat edemediği, davacı tarafından davalıya yapılan mal tesliminin iade amaçlı olduğu, bu sebeple iade mal bedelinin taraflar arasındaki alacaktan düşülmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davalıya 105.438,85 TL borçlu olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.