Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/13196 E. 2014/6274 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13196
KARAR NO : 2014/6274
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-) Suça sürüklenen hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. maddede, bölge adliye mahkemeleri Faaliyete geçinceye kadar ,hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere,sonuç olarak belirlenen( üçbin Türk Lirası dahil) üçbin Türk Lirasına kadar adli para cezasına mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından müdafiinin mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-) hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun savunmasında,hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarını saat 20.00 ile 21.00 saatleri arasında bir zamanda işlediğini bildirmesi, suç tarihinde yaz saati uygulaması da gözetildiğinde gece vaktinin saat 20.08’den itibaren başlaması, saat 20.00 ile 21.00 saatleri arasındaki zaman diliminin bir kısmının gece vaktine bir kısmının ise gündüz saatlerine isabet etmesi karşısında, suç saatinin saptanması ve kesin olarak belirlenememesi durumunda lehine gündüz saatlerinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçların gece vakti işlendiklerini kabule yeter sayılan kanıtların hangileri olduğu kararda açıklanıp tartışılmadan hakkında TCK.nun 143/1 ve 116/4. maddelerinin uygulanması,
2- Suça sürüklenen çocuğun,iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçunu,… isimli sanıkla birlikte gerçekleştirdiklerini anlatmasına karşın hakkında TCK.nun 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde , mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde yakınanın yüklenen iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçu sebebiyle uğradığı bir zarar bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan hakkında, 5271 Sayılı CMK.nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “ suça sürüklenen çocuğun ,mağdurların zararlarını gidermemesi” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak (BOZULMASINA),5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 10/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.