Danıştay Kararı 13. Daire 2015/3619 E. 2021/5362 K. 28.12.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2015/3619 E.  ,  2021/5362 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2015/3619
Karar No:2021/5362

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, elektrik dağıtım şirketlerinin, tüm kullanıcılara fatura tutarının %15’ine ulaşan düzeylerde yansıttığı “kayıp-kaçak” bedeli uygulamasının ortadan kaldırılması için gerekli düzenlemenin yapılması konusunda davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı .. Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı tarafından, … tarihinde davalı idareye başvurularak, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri gereği elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli üretimi ve bunu temin için gerekli düzenlemelerin yapılmasının davalı idarenin sorumluluğunda olduğu belirtilerek, elektrik dağıtım şirketleri tarafından düzenlenen faturalara kayıp/kaçak bedeli yansıtılması şeklindeki uygulamanın bertaraf edilmesi için gerekli düzenlemenin yapılmasının istenildiği, bu başvurunun … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığı işlemi ile reddedildiği, anılan işlemin iptali istemiyle … İdare Mahkemesi’nin … esasına kayden açılan davada, anılan Mahkeme’nin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararıyla dava konusu işlemin yetki yönünden iptaline karar verildiği, anılan iptal kararı doğrultusunda davacının başvurusunun … tarihinde … Kurulu’na sunulduğu ve söz konusu başvurunun …. tarih ve … sayılı Kurul kararıyla reddi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Kayıp-kaçak miktarının, dağıtım sistemine giren elektrik ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı ifade ettiği, kayıp-kaçak bedelinin perakende elektrik satışının ve elektrik üretiminin maliyet unsurlarından biri olduğu, kayıp ve kaçağın elektrik üretiminde bir maliyet unsuru olarak bölgeden bölgeye faklılık gösterdiği, kayıp-kaçak bedelinin tüketicilere yansıtılmasının dayanağı ilgili mevzuat hükümlerinin iptali talebiyle Danıştay’da açılan çeşitli davaların hâlen derdest olduğu ve böylece söz konusu bedelin tüketicilerden tahsil edilmesine yönelik düzenleyici işlemlerin hâlen yürürlükte olduğu, perakende elektrik satışının ve elektrik üretiminin maliyet unsurlarından biri olan kayıp-kaçak bedelinin tüketicilerden tahsiline düzenleyici işlemlerde cevaz verildiği ve söz konusu düzenleyici işlemlerin hâlen yürürlükte olduğu hususları göz önüne alındığında, elektrik dağıtım şirketlerinin, tüm kullanıcılara fatura tutarının %15’ine ulaşan düzeylerde yansıttığı “kayıp-kaçak” bedeli uygulamasının 4628 sayılı Kanun’un Kurul’a verdiği görev ve sorumluluk uyarınca ortadan kaldırılması için gerekli düzenlemenin yapılması konusunda yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kayıp-kaçak bedellerinin tüketiciye yüklenmesine ilişkin yasal bir düzenlemenin olmadığı, EPDK’nın kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde kayıp-kaçak bedellerinin tüketicilere yansıtılmasını önleyecek düzenleme yapması gerektiği, Yargıtay’ın çeşitli kararlarında kayıp-kaçak bedeli uygulamasının yasal dayanaktan yoksun olduğunun vurgulandığı, bu konuda yürütülen yasama faaliyetinde de uygulamanın yasal dayanağının olmadığının anlaşıldığı, tebliğ düzenlemeleri ile normlar hiyerarşisine aykırı davranıldığı, davalı idarenin dayandığı maddi temellerin tüketici hukukunu ihlâl ettiğinin açık olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kayıp-kaçak bedellerine ilişkin açılan davaların tamamında Danıştay tarafından yürütmenin durdurulması istemlerinin reddine karar verildiği, davaların hâlen derdest olduğu, iptal edilmemiş düzenleyici işlemlerin mer’i mevzuatın parçası olduğu, kayıp-kaçak uygulamasının yasal dayanağının bulunduğu, uygulama ile kamu yararı gözetilerek tüketicilere yansıtılan kayıp-kaçak bedellerinin düşürüldüğü ve şirketlerin yükümlülük altına sokulduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.