Danıştay Kararı 12. Daire 2021/7838 E. 2021/7170 K. 28.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/7838 E.  ,  2021/7170 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7838
Karar No : 2021/7170

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI

… tarafından … Bakanlığına karşı açılan davada; İstanbul … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile Ankara … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdarî davalarda genel yetki” başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, ”Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, öğretmen olarak görev yapan davacının, 1702 sayılı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyleri Hakkında Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarılma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı maaş, ek ders ve tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, İstanbul … İdare Mahkemesinin … tarih ve E…; K… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline ve davacının anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı ve hak ettiği maaş, ek ders ve tüm özlük haklarının ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verildiğinden bahisle memuriyetten çıkarıldığı tarihten emekli olduğu tarihe kadar geçen süreye ilişkin yoksun kaldığı parasal ve özlük hakları ile 5.000,00-TL maddi ve 2.500,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının davanın açıldığı tarihte emekli olduğu ve dava tarihi itibarıyla kamu görevlisi olmadığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığının bulunduğu yer idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının Ankara 14. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın İstanbul 12. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 28/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmüne ve 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; “İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, öğretmen olarak görev yapan davacının, meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada İstanbul … İdare Mahkemesinin … tarih ve E….; K…. sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinden bahisle memuriyetten çıkarıldığı tarihten emekli olduğu tarihe kadar geçen süreye ilişkin yoksun kaldığı parasal ve özlük hakları ile 5.000,00-TL maddi ve 2.500,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca iptal ve tam yargı davalarının birlikte veya iptal davası sonuçlandıktan sonra tam yargı davası açılması mümkün olduğundan, söz konusu iptal kararı üzerine açılan iş bu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, aynı Kanun’un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, zararı doğuran idari uyuşmazlık olan memuriyetten çıkarılma işlemine karşı açılan davanın görüldüğü İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu görüşüyle, Ankara İdare Mahkemesinin yetkili yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin karara katılmıyoruz.