Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/4793 E. 2016/418 K. 19.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4793
KARAR NO : 2016/418
KARAR TARİHİ : 19.01.2016

MAHKEMESİ :….Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 168, 62/1, 53/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 10 ay hapis ve 1.660 TL adli para cezası

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, mağdurun kullandığı cep telefonunu arayıp Emniyet Müdürlüğünden aradıklarını ve savcı olduklarını belirtip banka hesabından 10.000 TL para çekildiğini bu dolandırıcılık şebekesini çökertmek için vereceği hesaba 10.000 TL para yatırması gerektiğini söylediği, mağdurun buna inanıp Kırıkhan Ziraat Bankası Şubesine giderek sanık adına 3.550 TL para yatırdığı, geri kalan 6.500 TL parayı yatırmak amacıyla aracını satmak için galeriye gittiğinde dolandırıldığını anlaması üçerine polis merkezine müracaat ettiği, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, mağdur ifadesi ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, hakkında kovuşturma başlamadan önce 06.09.2011 tarihinde uğranılan zararı tamamen giderdiği dosya kapsamından anlaşılmakla; sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden TCK’nın 168/2. maddesi uygulanması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2- TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, maddenin (b) fıkrasında yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ve ayrıca TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması nedeniyle bu hususlar,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten/lerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.