Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/17455 E. 2016/6673 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17455
KARAR NO : 2016/6673
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı Alacağı ve Artık Değere Katılma Alacağı

… ile … aralarındaki değer artış payı alacağı ve artık değere katılma alacağı davasının kabulüne dair …14. Aile Mahkemesi’nden verilen … sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için … Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, tarafların 1998 yılında evlendiklerini evlilik birliği içerisinde sahip olunan taşınmazların vekil edenin babası tarafından gönderilen parayla satın alınarak davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 500.000 TL. tasfiye alacağının davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, harcını yatırmak suretiyle talep miktarını artırmıştır.
Davalı … vekili, taşınmazların müvekkilinin kişisel malı olduğunu, davanın yersiz açıldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne, değer artış payı ve artık değere katılma alacağından oluşan toplam 5.393.847,00 TL’nın karar tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, karar verilmesi üzerine;hüküm,davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir (6100 s.lı HMK 33 m).İddianın ileri sürülüş şekline göre dava; mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan değer artış payı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentte gösterilen nedenler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
.//..

2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava konusu 134 adet taşınmaz, davacı tarafça da kabul edilen bilirkişi raporuna göre, 2.349.150 TL bedelle satın alınarak davalı adına tescil edilmiştir. Davacı tanığı (babası) … ise duruşmadaki beyanlarında “toplamda o zamanki değeri ile 2 buçuk milyon dolar ödendi, bu miktardaki para benim şahsi hesabımdan banka yolu ile damadım …’ye yolladım, damadım … de işlemi yapan …’e verdi. Taşınmazların alım bedelleri banka kanalı ile alındı. Kayıt dışı bir ödeme olmadığını hatırlıyorum. Damadım … tapuların alımından, paraların ödenmesinden sonra tarafıma yekûnen 500.000 dolar (Beşyüz bin dolar) gönderdi. Gönderilen 500.000 bin doların iade nedeni ise taşınmazların alımından önce damadım … ile sözlü olarak yaptığımız anlaşmaya göre, satın alınan taşınmazların 1/3’ünü … 2/3’ünü ben ödeyecektim. Ancak parası yetişmediğinden, ancak 500.000 bin doları güç bela iade etti, ben de bana vermiş olduğu 500.000 dolar ile yetindim” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. Bu anlatıma göre, davalı … tarafından gönderilen paranın tamamı kullanılmayarak bir bölümünün iade edildiği kabul edilmiştir. Banka dekontlarına göre, davacının babası tarafından taşınmazların satın alınması için 1.748.192 TL. gönderilmiş olup, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor esas alınarak mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bu açıklamalara göre, davacının babası tarafından gönderilen 1.748,192 TL’nin bir bölümü taşınmazların alınmasında kullanıldığı kalan bölümü olan 500.000 $’nin iade edildiği anlaşıldığına göre; taşınmazın alınmasında kullanılan 1.748,192 TL’den iade edilen 500.000 $ dışında kalan miktarın davacının babası tarafından davacıya yapılan bağış ve davacının kişisel malı niteliğinde olduğunun kabulü, bunun dışında kalan satın alım bedelinin ise TMK’nun 222. maddesi uyarınca edinilmiş mal olduğunun kabulü ile davacının değer artış payı ve artık değere katılma alacağının usulüne uygun olarak belirlenmesi gerekirken, davalı tarafından iade edilen miktarın tasfiye alacağının hesabında gözardı edilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edinilen hükmün yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine,Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.350,00 TL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 92.141,12 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.