YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18242
KARAR NO : 2016/7123
KARAR TARİHİ : 19.04.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Artık Değere Katılma Alacağı
Davacı-karşı davalı … ile davalı-karşı davacı … aralarındaki artık değere katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair … 2. Aile Mahkemesi’nden verilen … sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı ve davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için … Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan … vekili Avukat … geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KA R A R
Davacı-birleşen dosya davalısı … vekili, tarafların 2003 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde sahip olunan gelirlerin davalının banka hesaplarında değerlendirildiğini ve edinilmiş mal niteliğinde olduğunu ileri sürerek mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 100.000 TL’nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı-birleşen dosya davacısı … vekili, yersiz açılan asıl davanın reddini savunmuş, birleşen dava dilekçesinde, birleşen dosya davalısının banka hesabında bulunan para üzerinden belirlenecek tasfiye alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı …’in davasının kabulüne, 120.041,55 TL, 16.304,46 USD ve 51.222,50 EURO’nun karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’ten alınarak davacı …’e verilmesine, birleşen davanın usulünce açılmış olmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı birleşen dosyada davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre asıl dava ve birleşen dava; mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Taraflar 02.08.2003 tarihinde evlenmişler, 10.04.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 30.06.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarı ile sona ermiştir.
.//..
1-Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, Mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik olmadığına, taraflar adına kayıtlı banka hesaplarındaki edinilmiş mal niteliğindeki alacaklar ile davalı …’un kişisel malı niteliğindeki hesapların evlilik birliği içerisindeki geliri tespit edilerek, tarafların tasfiye alacaklarının usulüne uygun olarak uzman bilirkişi aracılığı ile belirlendiğine, birleşen dosyada davacı …’un, davası hakkında yazılı nedenlerle karar tesisine yer olmadığına karar verilmiş ise de, lehine belirlenen 23.437,61 TL tasfiye alacağının, asıl davacı … lehine tespit edilen tasfiye alacağından mahsup edildiğine göre, davalı-birleşen dosyada davacı …’un aşağıda gösterilen neden dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin, davacı … lehine yabancı para cinsinden belirlenen tasfiye alacağına uygulanacak faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davacı lehine USD ve EURO cinsinden belirlenen alacağın, 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca, Devlet bankalarının aynı cinsten açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosyada davacı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün birinci bendindeki “…davacı …’in davasının kabulüne,120.041,55 TL, 16.304,46 USD ve 51.222,50 EURO’nun karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’ten alınarak davacı …’e verilmesine…” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine “…Davacı …’in davasının kabulüne,120.041,55 TL.nın karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, 16.304,46 USD ve 51.222.50 EURO’nun karar tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının USD ve EURO cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine …” ibarelerinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.350,00 TL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 14.714,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 19.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.