Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/14191 E. , 2021/5247 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/14191
Karar No : 2021/5247
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Vakfı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Davacı vakıf adına tahakkuk ettirilen 53.062.96 TL ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen … günlü, … sayılı ödeme emri uyarınca, 6183 sayılı Kanuna göre tesis edilen … günlü, … e-haciz bildiri sayılı e-haciz işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davalı Vergi Dairesi tarafından tahsil dairesi olarak, kesinleşen amme alacağının takibi ve tahsili amacıyla yasada öngörülen tahsil yöntemlerine başvurması tabii ve hatta yasal zorunluluk olup, bu bağlamda vadesinde ödenmeyen ve kesinleşen / takip edilebilir aşamaya gelen ecrimisil amme alacağının tahsiline yönelik haciz işleminin uygulandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vakıf tarafından; ecrimisil tahakkukuna konu taşınmazın davacı Vakıf adına tescil edildiği, müvekkil Vakıfın kadimden beri taşınmazın maliki olduğu ileri sürülerek kararın bozulması gerektiği istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen, daha sonra anılan Daire tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava; davacı vakıf adına tahakkuk ettirilen 53.062.96 TL ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen … günlü, … sayılı ödeme emri uyarınca. 6183 sayılı Kanuna göre tesis edilen … günlü, … e-haciz bildiri sayılı e-haciz işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
5737 sayılı Vakıflar Kanununun geçici 11. maddesinde “Cemaat vakıflarının;
b) 1936 Beyannamesinde kayıtlı olup kamulaştırma, satış ve trampa dışındaki nedenlerle Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediye ve il özel idaresi adına kayıtlı taşınmazları, ..tapu kayıtlarındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren oniki ay içinde müracaat edilmesi halinde, Meclisin olumlu kararından sonra, ilgili tapu sicil müdürlüklerince cemaat vakıfları adına tescil edilir.
Cemaat vakıfları tarafından satın alınmış veya cemaat vakıflarına vasiyet edildiği veya bağışlandığı halde, mal edinememe gerekçesiyle Hazine veya Genel Müdürlük adına tapuda kayıt edilen taşınmazlardan üçüncü şahıslar adına kayıtlı olanların Maliye Bakanlığınca tespit edilen rayiç değeri Hazine veya Genel Müdürlük tarafından ödenir.” hükmü yer almıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu’nun “Haciz” başlıklı 62. maddesinin birinci fıkrasında; “Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullarından; alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan kanun hükümlerinin birlikte incelenmesi sonucu; mükellefler hakkında haciz uygulanabilmesi için amme alacağının kesinleşmesi, başka bir ifadeyle kamu alacağının tarh, tahakkuk ve tahsil aşamalarından geçmesi gerekir. Yani mükellefe usulüne uygun olarak, sıra ile ödeme emri/emirlerinin tebliğ edilmesi, eğer ki buna/bunlara dava açılmaması ya da açılıp da reddedilmesi halinde anılan kararların kesinleşmesine binaen mükellefler hakkında haciz işleminin uygulanabileceği, buna göre, ancak haciz işleminden önceki hukuki durumlarda sakatlık bulunması halinde mükellefler hakkında uygulanan haciz işleminin iptali söz konusu olabilecektir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinde; “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine fuzuli şagilinden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, 13. maddesinde gösterilen komisyonca taktir ve tespit edilecek ecrimisil istenir.Ecrimisil talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şağilin kusuru aranmaz.” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı Vakıf adına tahakkuk ettirilen 53.062.96 TL tutarlı ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından … günlü, … sayılı ödeme emri düzenlendiği, bilahare ödeme emri içeriği amme alacağının tahsili amacıyla davalı idare tarafından tesis edilen … günlü, … e-haciz bildiri sayılı e-haciz işleminin tesis edildiği, davacı tarafından 16/08/2013 günlü dava dilekçesi ile davalı idare tarafından tesis edilen her iki işlemin iptali istemiyle açılan davada; … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddeleri uyarınca dilekçenin reddine karar verildiği, anılan karara istinaden e-haciz işleminin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı ancak davanın dayanağı olan ödeme emrine karşı dava açılmadığı anlaşılmaktadır.
2886 sayılı Kanun’un 75. maddesine göre devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların işgali halinde fuzuli şagilden ecrimisil alınabileceği açıktır.
Olayda, dava konusu taşınmazın 1936 beyannamesine göre mülkiyetinin davacı vakfa ait olduğu, çeşitli nedenlerle Hazine adına tescil edilen taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğünün … günlü, … sayılı kararı ile bedelsiz olarak davacı adına 31/12/2012 tarihinde tapuda tescil edildiği, taşınmazın davacı adına tescil edilmesinden önceki döneme ilişkin olarak düzenlenmiş ecrimisil ihbarnamesine istinaden elektronik haciz işleminin uygulandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının kusurundan kaynaklanmayan çeşitli nedenlerle taşınmazın mülkiyeti kesintiye uğrayan davacının hak ve nesafet ilkeleri uyarınca malik olduğu taşınmaza ilişkin olarak fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceği açıktır. Fuzuli şagil olmayan davacıdan ecrimisil istenmesi hukuken olanaklı olmadığından hukuka aykırı tesis edilen ecrimisil ihbarnamesine istinaden uygunlanan elektronik haciz işleminde hukuka uyarlık , davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu İdare Mahkemesi kararı mevzuata ve hukuka uygun bulunduğundan, kararın bozulması yolundaki Daire kararına katılmıyorum.