Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/3819 E. , 2021/7128 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3819
Karar No : 2021/7128
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ….İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda bankacılık uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan bankacılık uzman yardımcıları ile eşitlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … Başkanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı mali, sosyal hak ve yardımların göre başladığı 07/01/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince,Danıştay Onbirinci Dairesi’nin …. tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, davalı idarede uzman yardımcısı olarak 07/01/2013 tarihinde göreve başlayan davacının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlamış olan uzman yardımcılarına göre daha düşük aylık ve diğer mali haklara sahip olmasını öngören Kanun Hükmünde Kararname hükümleri 16/12/2015 tarihinde yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı ile Yetki Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle iptal edilmişse de; Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sonuç doğuracağından ve bu kararlar geriye yürümeyeceğinden ve ayrıca 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe konulan 6704 sayılı Kanun ile iptal edilen Kanun Hükmünde Kararname hükümleri doğrultusunda yeniden bir düzenleme yapıldığı görüldüğünden, 07/01/2013 tarihinde öngörülen statüyü kabul ederek davalı kurumda göreve başlamış olan davacının, Kanun ile düzenlenebilen mali ve sosyal haklarının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlamış olan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İptali talep edilen idari işleme dayanak olan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili kısımlarının Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilerek yürürlükten kalkmış olduğu, böylece mali haklarının kurumdaki emsal personelle eşitlendiği ve kazanılmış hakkının oluştuğu, 6704 sayılı Kanun ile iptal edilen Kanun Hükmünde Kararname hükümleriyle aynı doğrultuda bir düzenleme yapılmış olsa da, söz konusu Kanun’un yayımlandığı tarihten sonrasını kapsadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda 07/01/2013 tarihinde göreve başlamıştır.
Mali ve sosyal haklarının Kuruma 15/01/2012 tarihinden önce atanan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi talebiyle davalı idareye başvurmuştur.
Dava konusu işlem ile 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 11. maddenin (b) bendindeki düzenleme gereği talebinin kabul edilemeyeceğinin davacıya bildirilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu” başlıklı 83. maddesinde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun, Kurumun karar organı olduğu, Kurulun; biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere yedi üyeden oluştuğu ve Kurul Başkanının Kurumun da başkanı olduğu; “Kurum personeli” başlıklı 92. maddesinde, Bu Kanun ile Kuruma verilen görevlerin gerektirdiği sürekli görev ve hizmetlerin, bankalar yeminli murakıpları ve yardımcıları, bankacılık uzman ve yardımcıları, hukuk uzman ve yardımcıları, bilişim uzman ve yardımcıları ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu uzman ve yardımcılarından oluşan meslek personeli ve idarî personel eliyle yürütüleceği; “Ücretler, malî ve diğer sosyal haklar” başlıklı 102. maddesinin 1. fıkrasında, Kurul Başkanına Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü ödemeler dâhil malî ve sosyal haklar tutarında aylık ücret ödeneceği, Başbakanlık Müsteşarına ödenenlerden, vergi ve diğer yasal kesintilere tâbi olmayanların bu Kanun’a göre de vergi ve diğer kesintilere tâbi olmayacağı, Kurul üyelerine ise Kurul Başkanına yapılan ödemelerin yüzde doksanbeşi oranında aynı usûl ve esaslara göre ödeme yapılacağı belirtilmiş, 2. fıkrasında ise, Kurumun kadro karşılığı sözleşmeli personelinin ücretleri ile diğer malî ve sosyal haklarının birinci fıkrada belirlenen ücret tavanını geçmemek üzere Kurul tarafından tespit edileceği kurallarına yer verilmiştir.
02/11/2011 tarih ve 28103 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 11. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde, 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumların kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve başkan yardımcısı ile murakıp ve uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarının; kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısı, başkan yardımcısı için bakanlık genel müdürü, murakıp ve uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemeyeceği ve bunların, emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edileceği kurala bağlanmıştır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile Kurum personelinin mali ve sosyal hakları Kurul tarafından belirlenirken, 15/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 11. maddesi ile 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan kurul personeline her ne ad altında olursa olsun yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarının, uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemeyeceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla bu düzenlemenin yürürlük tarihi olan 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan personele mevzuatı uyarınca ödenecek tüm mali, sosyal hak ve yardımlara ilişkin bir sınırlama getirilmiştir. 11/10/2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “uzman” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 16/12/2015 tarih ve 29564 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 03/12/2015 tarih ve E:2015/101, K:2015/111 sayılı kararıyla, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan, doğumu anında hukuka uygun olarak tamamlanmış ve böylece kişiye özgü, lehe sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği veya işlemin geri alınması gibi nedenlere rağmen, hukuk düzenince korunması gereken haklara yönelik olup, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş bir düzenlemeyle ilgili uyuşmazlıkların, Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmeleri Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecektir.
Buna göre, davalı kurumda 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan davacının mali, sosyal hak ve yardımlarına sınırlama getiren 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 11. maddesinin (b) bendinde yer alan “uzman” ibaresi Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğinden ve 15/01/2012 tarihinden önce ve sonra göreve başlayan uzman yardımcıları arasındaki mali, sosyal hak ve yardımlarına ilişkin farklılığa yol açan sınırlamanın yasal dayanağı kalmadığından, davacının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan personel ile aynı mali ve sosyal haklardan yararlanması gerekeceği açıktır.
Bu durumda, davacı tarafından mali, sosyal hak ve yardımlarının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan personelle eşitlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…., K…. sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.