Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/116 E. 2021/112 K. 27.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/116 E.  ,  2021/112 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/116
Karar No : 2021/112

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR

Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 09/07/2021 tarih ve E:2021/55, K:2021/55 sayılı kararıyla; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 29/01/2021 tarih ve E:2019/4674, K:2021/102 sayılı kararı ile İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 11/03/2019 tarih ve E:2018/903, K:2019/233 sayılı kararı; Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 24/10/2018 tarih ve E:2018/704, K:2018/1115 sayılı kararı, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 08/05/2019 tarih ve E:2018/2981, K:2019/855 sayılı kararı ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 20/11/2018 tarih ve E:2018/1878, K:2018/3236 sayılı kararları arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi nedeniyle aykırılığın, davanın reddi yolundaki Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi …’ın açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, “Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek” bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; aynı maddenin 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.
Bu kapsamda, yukarıda yer verilen Kanun metni ve gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararları arasında çıkmış olup, söz konusu aykırılığın üniversite hastanelerinde, hemşire veya sağlık teknisyeni olarak görev yapan davacıların, hakim, savcı, polis, subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş gibi zorunlu yer değiştirmeye tabi olarak görev yapan eşlerinin atandıkları yerde çalıştırılmak üzere kurumlar arası nakil suretiyle Sağlık Bakanlığına atanma istemlerinin kadro yetersizliği nedeniyle reddedilmesi hususundan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri” başlıklı 74. maddesinde; “Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların isteği de şarttır.” hükmü yer almaktadır.
Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin, devlet memurlarının aynı kurum içinde yer değiştirme suretiyle atanmalarını sağlamak amacıyla düzenlendiği belirtilmektedir.
Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde ise “(1) Bu Yönetmelik; Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatında görev yapan sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfını kapsar. (…)” düzenlemesi;
“Temel İlkeler” başlıklı 5. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelik tüm atama ve yer değiştirmelerde; a) Kadro imkanları göz önünde bulundurulması (…) ilkelerini esas alır.” düzenlemesi;
“Kurumlar arası naklen atama” başlıklı 17. maddesinde, “(1) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlar; Kanunun 74. maddesi çerçevesinde, Bakanlıkta durumlarına uygun 6 ncı ve 5 inci hizmet bölgelerinden başlamak üzere belirlenen kadrolara, tercihleri doğrultusunda kura ile atanabilirler. (2) Kurumlar arası naklen atanabilmek için; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine göre sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına tabi veya vakıf üniversiteleri hariç olmak üzere tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzmanlık eğitimi alan personel olmak gerekir. (3) Standardın uygun olması kaydıyla; (…) e) Mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat, emniyet hizmetleri sınıflarından birinde görev yapanlar ile hakim, savcı veya Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapanların eşlerinin, (…) kurumlar arası naklen atanmasında kura şartı aranmaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Anılan mevzuat hükümlerinde; kadro imkanları göz önünde bulundurulmak suretiyle ve kurumların muvafakati ile kurumlar arası naklen atamaya imkan tanındığı; mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat, emniyet hizmetleri sınıflarından birinde görev yapanlar ile hakim, savcı veya Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapanların eşlerinin kurumlar arası naklen atanmasında standardın uygun olması koşuluyla kura şartı aranmayacağı anlaşılmaktadır.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlarda davacıların eş durumu mazereti nedeniyle atanma taleplerinin reddine yönelik işlemlerin temelinde kadro yetersizliği olsa da, atanma talep edilen dönem, atanmak istenilen yerdeki kadro sayısı ve standardı ile halihazırda çalışılan üniversite hastanesinden muvafakat alınıp alınmadığına ilişkin bilgiler ve değerlendirmeler her uyuşmazlıkta birbirinden farklı olduğundan, her davacının durumunun ayrı bir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması gerekmekte ve bu yönüyle de her dosya kendine özgü bir nitelik taşımaktadır.
Bu itibarla, aralarında aykırılık olduğu öne sürülen kararlarda, her davacı açısından ayrı değerlendirme yapıldığından ve her bir dava dosyasındaki olgular, dayanaklar ve gerekçeler birbirinden farklı olduğundan, eş durumu nedeniyle naklen atama isteminin reddi işlemlerini konu edinen uyuşmazlıkların, belirli bir ilke ve esasa bağlanmasına olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, 27/12/2021 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY
X- 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, “Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek.” bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış, aynı maddenin 5. fıkrasında, “(Değişik:17/10/2019-7188/7 md.) Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.” kuralına yer verilmiştir.
Anılan kurala göre, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunuyorsa ve usulüne uygun olarak Danıştay Başkanlığına yapılmış bir başvuru varsa uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Olayda, uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu kararlar arasında aykırılık bulunduğu açıktır. Aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amaç, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki aykırılıkların giderilmesi suretiyle hukuki istikrarın sağlanmasıdır. Her ne kadar, atanma talep edilen dönem, atanmak istenilen yerdeki kadro sayısı ve standardı ile halihazırda çalışılan üniversite hastanesinden muvafakat alınıp alınmadığına ilişkin bilgiler ve değerlendirmeler her uyuşmazlıkta birbirinden farklı olsa da, bu durum, aykırılığın giderilmesi isteminin incelenmesine engel olan ve istemin reddini gerektiren bir husus değildir. İdarenin takdir yetkisinin hukuka ve mevzuata uygun kullanılıp kullanılmadığı konusunda içtihat aykırılığının giderilmesi gerekmektedir. Aksi halin kabulü, Kanun’da öngörülen amacın gerçekleşmesine, hukuki güvenliğin ve hukuki istikrarın sağlanmasına engel olacak niteliktedir.
Açıklanan nedenlerle, olayda Kanun’da öngörülen şartların gerçekleştiği ve aykırılığın giderilmesi istemi hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, istemin reddi yolundaki karara katılmıyoruz.