Danıştay Kararı 8. Daire 2019/8671 E. 2021/6915 K. 24.12.2021 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/8671 E.  ,  2021/6915 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/8671
Karar No : 2021/6915

Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davalı) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. …
2- (Davalı Yanında Davaya Katılan)
… Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davacı) : … Odası
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; Ankara Büyükşehir Belediyesi Özel Servis Araçları Yönetmeliği’nin 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin; 3. maddesinin 1, 11. ve 13. fıkralarının; 4. maddesinin son fıkrasının; 5, 6. ve 7. maddelerinin; 8. maddesinin 1, 2. fıkraları ile 4. fıkrasının 15, 16. ve 23. bentlerinin; 9. maddesinin 1, 2, 3. fıkrası ile (b), (c) ve (d) bentlerinin; 10, 11, 12. ve 13. maddelerinin; 15. maddesinin (h) ve (j) bentlerinin; 17, 21. ve Geçici 25. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; Ankara Büyükşehir Belediyesi Özel Servis Araçları Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 11. bendi; 6. maddesinin 1/b bendindeki “son bir ay içinde” ibaresi; 8. maddesinin 2. fıkrası, 4. fıkrasının 23. bendi; 9. maddesinin 3. fıkrası, 25. maddesinin 1. ve 4. fıkraları, Ankara Toplu Taşımacılar Derneği Başkanlığı’nca … İdare Mahkemesi’nin … esasına kayden açılan davada verilen … tarih ve K:… sayılı kararla iptal edildiğinden, bakılmakta olan davaya da konu edilen ancak adı geçen Mahkemece iptal edilmesi dolayısıyla tekrar inceleme imkanı bulunmayan bu maddelerin fıkra ve bentleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına; Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi, 8. maddesinin 4. fıkrasının 16. bendi, 9. maddesinin 2. fıkrası, 9. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi, 11. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Belediye Meclisince belirlenen hizmet ücreti, Büyükşehir Belediye Veznelerine Makbuz karşılığı yatırılmadan verilmez. Bu işlemlerde aşağıdaki belgeler aranır. 1-Büyükşehir Belediye Meclisinin belirlemiş olduğu yıllık Ruhsat, Hizmet Ücreti ve Okul Servis Araçları Özel İzin Belgesi hizmet ücretlerinin EGO veznesine yatırıldığına dair makbuzlar.” kısmı, 17. maddesinin (d) bendinin ikinci paragrafının ikinci cümlesi ve Geçici 25. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının dayanağı olan üst hukuk normlarına ve hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline, iptali istenilen diğer maddeler yönünden ise, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan karar Dairemizin 25/01/2013 tarih ve E:2009/6225, K:2013/328 sayılı kararıyla; … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile yürürlüğe giren ve bazı maddelerinin iptali istenilen uyuşmazlığa konu Ankara Büyükşehir Belediyesi Özel Servis Araçları Yönetmeliği’nin ve bu Yönetmelik’le ilgili ve bağlı olarak yapılan sonraki değişikliklerin, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’nın aynı isimle çıkardığı 02/09/2009 tarihli Yönetmelik’le yürürlükten kaldırıldığı, uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin yürürlükten kalkması nedeniyle işin esası hakkında karar verilmesine yer olup olmadığının, dava konusu Yönetmelik ile düzenlenen ve iptali istenilen hususların sonraki tarihli Ankara Büyükşehir Belediyesi Özel Servis Araçları Yönetmeliği’nde yer alıp almadığının, oluşan bu hukuki duruma göre Mahkemece yeniden incelenerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş ise de; … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile bozma kararına uyulmayarak kısmen karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu Yönetmeliğin yukarıda sayılan bazı maddelerinin iptali ve davanın kısmen reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
Davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından, … İdare Mahkemesi’nin ısrar kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyiz edilmesi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulu’nca Mahkemenin ısrar kararı dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen maddeleri hakkında işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğundan, bu hususla sınırlı inceleme yapılmak suretiyle “Yargısal denetim, hukuka uygunluk denetimine dayanır. Yargı yerlerince hukuka aykırı olduğu tespit edilen işlemlerin iptali esas olup, yargı denetiminden beklenen budur. Özellikle düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, uyuşmazlığın esası hakkında karar vermeden önce dava süreci içerisinde düzenleyici işlemin ya da iptali istenilen maddelerinin yürürlükten kaldırılıp kaldırılmadığı ve bu işlemle birlikte dava konusu edilen uygulama işlemi bulunup bulunmadığının yargı yerlerince göz önünde bulundurulması ve buna göre karar verilip, hüküm kurulması gerekmekte olup, kararın verildiği tarih itibarıyla henüz bu yönde tesis edilmiş bir işlem veya düzenlemenin olmadığı hallerde yargısal denetimin iptali istenilen düzenlemeye yönelik olarak yapılarak hüküm kurulacağı tabiidir. Hal böyle olunca, iptali istenilen düzenleyici işlemin, kararın verildiği tarihten sonraki bir tarihte, örneğin olağan veya olağanüstü kanun yolu aşamalarında yürürlükten kaldırılması ya da değiştirilmesi durumunda bunun bozma nedeni sayılamayacağı açıktır. Aksi halde mahkeme kararları etkisiz hale gelebilecek, dava sürecindeki her yeni düzenleme ve değişiklik başka bir bozma nedeni olarak karşımıza çıkabilecek ve bu durum da davaların uzun yıllar daha devam etmesine yol açabilecektir. Bu itibarla, … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının verildiği tarihte dava konusu Yönetmeliğin yürürlükte olduğu, kararın verildiği tarihten sonra 02/09/2009 tarihli Yönetmelikle yürürlükten kaldırıldığı, yürürlüğe giren yeni Yönetmeliğin bazı maddelerinin eski Yönetmelikle benzer hükümler içerdiği ve davanın açıldığı tarih ile Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı tarih arasında geçen sürede düzenleyici işleme dayalı uygulama işlemleri tesis edilmiş olabileceği dikkate alındığında, İdare Mahkemesince davanın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle Mahkeme kararının ısrara ilişkin kısmının belirtilen gerekçe ile onanmasına, Dairemizce işin esasına yönelik temyiz incelemesi yapılmadığından, işin esası hakkında inceleme yapılarak karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Sekizinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın dava açıldığı tarihte mevcut olan hukuki durum çerçevesinde değerlendirilerek, işin esasına yönelik temyiz incelemesinin yapılması gerekmektedir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinin (f) bendinde; Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak, büyükşehir belediyelerinin görev ve sorumlulukları arasında sayılmış, 9. maddesinde; Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla, büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılacağı ulaşım koordinasyon merkezi kurulacağı, kuralına yer verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18. maddesinin (f) bendinde, kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesinde “Belediyeler bu kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü, hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediyeye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, davalı idarenin kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirleme hususunda yetkisi bulunmaktadır.
Belediyeler, kısıtlı gelirlerine rağmen, kentin ulaşım alt yapısı ve ulaşım hizmetlerinin yönetimi ve denetimi için ciddi harcamalar yaparken, ticari araç sahiplerinin araç çalıştırarak kendilerine belli bir maddi menfaat sağlamaları göz önünde bulundurularak, bu kişilerden ulaştırma alt yapısı ve ulaştırma hizmetlerinin yönetimi ve denetiminden yararlanmaları karşılığında mali katkı sağlanması amacıyla söz konusu yetkiye dayanarak ücret tarifeleri belirlenmektedir.

Bununla birlikte, davalı idarenin belediye meclisi tarafından kabul edilecek ücret tarifelerinin objektif kriterler çerçevesinde, kamu yararı göz önünde bulundurularak hazırlanması ve belirlenen miktarların gelir elde etme amacına yönelik olmaması gerektiği; şahıslarca, istenen bedellerin miktarına ilişkin açılacak davalarda, sahip olunan yetkinin hangi kriterler çerçevesinde kullanıldığı ve istenen miktarların kamu yararına uygun şekilde belirlenip belirlenmediğinin denetlenmesi gerekeceği de tabiidir.
Öte yandan, Ankara Büyükşehir Belediyesi Özel Servis Araçları Yönetmeliği’nin davaya konu edilen özel servis araçları hizmet ücretine ilişkin 9. maddesinin 3. fıkrası ile 25. maddesinin 4. fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına dayanak teşkil eden ve … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve K:… sayılı iptal kararının Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/05/2012 tarih ve K:2012/3109 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının Özel Servis Araçları Yönetmeliği’nin “hizmet ücreti” içeren 11. maddesinin birinci fıkrası ile 17. maddesinin (d) bendinin ikinci paragrafının ikinci cümlesi yönünden verilen iptal kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Temyize konu kararın diğer kısımlarında da hukuka ve usul kurallarına aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın yukarıda yer verilen gerekçe ile onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.