Danıştay Kararı 10. Daire 2021/5026 E. 2021/6908 K. 23.12.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/5026 E.  ,  2021/6908 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5026
Karar No : 2021/6908

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYENLER (DAVACILAR): 1- Kendi adına asaleten … adına velayeten

2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
8- …
9- …
10- …
VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … İnş. Haf. Nak. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 14/12/2020 tarih ve E:2016/12016, K:2020/6193 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davalı idare ve işi ihale ettiği yüklenici şirket tarafından 2008 yılında başlatılan Hakkari-Çukurca Karayolu’nun yapım çalışmaları esnasında, Hakkari ili, Çukurca ilçesi, … köyü, … mezrasında bulunan taşınmazlara su taşıyan kadim su arkının bozulduğu, geçen süreye rağmen tahribatın giderilmediği ve taşınmazların sulanamadığından bahisle, kuruyan ağaç bedelleri ve 2009-2010 yıllarında ürün bedellerinden mahrum kalınması sonucu uğranıldığı ileri sürülen 103.034,00 TL maddi zararın 06/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, daha önceden davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 27/02/2013 tarih ve E:2012/7994, K:2013/1712 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak ve yeniden inceleme yapılarak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, zirai bilirkişi hesap raporunda dava konusu taşınmazda 2009 yılında meydana gelen ürün kaybı zararının 13.554,90 TL olarak hesaplandığı, anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterli görüldüğü belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 13.554,90 TL’nin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, dosyada mevcut ziraat mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun hesaplama yöntemi bakımından hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, davacıların uğradığı gerçek zarar miktarının tespiti amacıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gerekçesi ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME
TALEP EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltilmesi isteminin … ve … yönünden kabulüne, diğer kısımlar yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

A) Karar Düzeltme İstemine Konu Daire Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacılardan … ve … Dışındaki Diğer Davacılar Yönünden Bozulmasına İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, kararın …’e ve …’e ilişkin kısmı dışındaki kısımları yönünden anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, kararın bu kısımları yönünden karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmektedir.
B) Karar Düzeltme İstemine Konu Daire Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacılardan … ve … Yönünden Bozulmasına İlişkin Kısmının İncelenmesi:
2577 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 14/12/2020 tarih ve E:2016/12016, K:2020/6193 sayılı kararının davacılardan …’e ve …’e ilişkin kısmı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde; dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyetinin olup olmadığı yönünden inceleneceği; “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, davacının, dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un 31. maddesinin “ehliyet” konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Taraf ehliyeti” başlıklı 50. maddesinde, “Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir.” hükmüne; “Dava ehliyeti” başlıklı 51. maddesinde, “Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.
” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 8. maddesinde, “Her insanın hak ehliyeti vardır. Buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler.” hükmü; 9. maddesinde, “Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir.” hükmü; 28. maddesinde, “Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan gerçek ve tüzel kişiler davada taraf ehliyetine sahip olup, ölüm ile kişiliği son bulan gerçek kişilerin taraf ehliyetleri olmadığından dava tarihinden önce ölmüş olan kişiler adına dava açılması mümkün değildir.
UYAP’ta yapılan araştırmadan ve MERNİS’ten alınan nüfus kayıt örneğinden, davacılardan …’in (T.C. Kimlik No: …) görülen dava açılmadan önce 14/05/1997 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacı …’in davanın açıldığı tarih itibarıyla hak ehliyeti ve davacı sıfatıyla taraf ehliyeti olmadığından, İdare Mahkemesince … yönünden davanın objektif ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Ayrıca, dava dilekçesinde davacılar arasında ismine yer verilen …’e yönelik olarak temyize konu kararda herhangi bir hukuki değerlendirmede bulunmadığı ve hüküm kurulmadığı görülmekle, kararda bu yönüyle de hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyize konu kararın davacılardan …’e ve …’e ilişkin kısmının bu yönden bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılardan … ve …’e ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 23/12/2021 tarihinde, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.