Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2015/2514 E. , 2021/5317 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2015/2514
Karar No : 2021/5317
DAVACI : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ :Av. …
DAVANIN KONUSU :
1. … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının, kademe değişiklikleri dolayısıyla geçmiş döneme yönelik olarak tüketiciye geri ödeme yapılamayacağına ilişkin 4. maddesinin, anılan Kurul kararının 1. maddesinde belirlenmiş olan genel tüketim kademeleri dağıtım bölgelerinin özellikleri dikkate alınarak dağıtım bölgesi bazında değişiklik gösterebileceğine ilişkin 5. maddesinin iptali istenilmektedir.
2. … tarih ve … sayılı Kurul kararının, Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin 14. maddesi uyarınca tüketim kademelerinin belirlenmesine yönelik alınan 3938 sayılı Kurul kararının 1. maddesine ek fıkra eklenmesine ilişkin 1. maddesi ile 3938 sayılı Kurul kararının 3. maddesinde değişiklik yapan 2. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren serbest tüketici olunmasına rağmen, … Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş. (…) tarafından 2012 yılında serbest tüketici statüsü kabul edildiğinden dolayı maddî zarara uğranıldığı, 3938 sayılı Kurul kararıyla tarifelendirmeye yeni bir esas getirilerek kademelendirme sistemine geçildiği, her bir sayacın tek başına bir lokasyon kabul edilerek ve sayaçlardan ölçülen tüketimin ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle daha yüksek tarifeden fiyatlandırma yapıldığı, nitekim 2013 yılında tâbi olunması gereken tarifeden farklı olarak tahakkuk gerçekleştirildiğinden bir önceki yıla kıyasla %15 daha fazla fatura bedeli ödendiği, tek sayaçtan yapılan ölçümün kendilerini mağdur ettiği, kademelendirmenin İstanbul ilindeki birimlerine ait tüm sayaçların toplamındaki tüketim miktarı esas alınarak oluşturulması gerektiği, 4646 sayılı Kanun’da serbest tüketicilere tek sayaçtan ölçüm yapılmasına ilişkin herhangi bir kuralın bulunmadığı, dava konusu Kurul kararlarıyla Anayasa’da düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlâl edildiği, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda tüketici kriteri baz alınarak birden fazla sayaçtan ölçülen tüketim miktarının tek tüketiciye ait olarak değerlendirilmesi suretiyle elektrik fatura bedelinde indirim gerçekleştiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın ehliyet ve süre aşımı yönlerinden reddi gerektiği; dava dilekçesinde iptali talep edilen Kurul kararlarına ilişkin iddiaların sebepleri ve dayandığı deliller açıkça ortaya konulamadığından dilekçenin reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, tüketim kademelerine uygulanacak sistem kullanım bedellerinin belirlenmesinin ve bu belirlemede her bir sayaçtan ölçülen miktar esasının temel kriter alınmasının, serbest tüketicilikten kaynaklanan indirim mekanizmasıyla ilgisinin bulunmadığı, doğal gaz dağıtım bedellerinin serbest tüketici limitinden ayrıştırılarak tüketim miktarlarına bağlandığı, dolayısıyla sisteme getirilen maliyet esas alınarak hesaplanan bir kullanım bedeli öngörülmesinin uygun olacağının değerlendirildiği, sistem kullanım bedellerinin uygulanmasında baz alınacak tüketim miktarlarının hangi kriter dikkate alınarak hesaplanacağına ilişkin herhangi bir kuralın 3938 sayılı Kurul kararının ilk hâlinde yer almadığı, doğal gaz tüketimine yeni başlayacak abonelere yapılacak uygulamaya yönelik olarak 4323 sayılı Kurul kararının alındığı, bir dağıtım bölgesi içerisinde farklı bölgelere ayrı ayrı hizmet götürüldüğü ve yatırım yapıldığı için tüketicilerin sisteme getirdikleri yük ve maliyetler farklılaştığından dolayı birbirlerinden ayrı yerlerdeki sayaçların birleştirilerek tek bir kademe oluşturulmasının mümkün olmadığı, davacının tâbi olacağı kademe belirlenirken, birbirlerinden ayrı yerlerdeki sayaçlardan ölçülen tüketimlerin toplanması hâlinde tüketiciler arasında eşitsizliğe neden olacağı, davacının tek bir tüzel kişiliğe sahip olmasının dağıtım bölgesi genelindeki tüm sayaçlardan ölçülen tüketim miktarlarının toplanmasını gerektirmediği, 300.000 m³’lük serbest tüketici olma sınırı ve tek sayaçtan ölçülen hacmin dikkate alınması durumunun konut tüketicileri için öngörüldüğü, davacı serbest tüketici niteliğini haiz olduğundan toptan satış şirketleriyle pazarlık yaparak gaz tedariki imkânına sahip olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’UN DÜŞÜNCESİ : Dava, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun … tarih ve …sayılı Kurul kararının, kademe değişiklikleri dolayısıyla geçmiş döneme yönelik olarak tüketiciye geri ödeme yapılamayacağına ilişkin 4. maddesinin; anılan Kurul kararının 1. maddesinde belirlenmiş olan genel tüketim kademeleri dağıtım bölgelerinin özellikleri dikkate alınarak dağıtım bölgesi bazında değişiklik gösterebileceğine ilişkin 5. maddesinin; … tarih ve … sayılı Kurul kararının, Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin 14. maddesi uyarınca tüketim kademelerinin belirlenmesine yönelik alınan 3938 sayılı Kurul kararının 1. maddesine ek fıkra eklenmesine ilişkin 1. maddesi ile 3938 sayılı Kurul kararının 3. maddesinde değişiklik yapan 2. maddesinin iptali istemi ile açılmıştır.
6446 sayılı Kanun ile değişik 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 5/A maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, “Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile Kuruma yetki verilen konularda, doğal gaz piyasa faaliyetlerine ilişkin her türlü düzenlemeleri onaylamak ve bunların yürütülmesini sağlamak; (f) bendinde, Doğal gaz piyasası içerisinde rekabetin hiç veya yeterince oluşmadığı alanlarda, fiyat ve tarife teşekkülüne ilişkin usul ve esasları düzenlemek; (g) bendinde, Doğal Gaz Piyasası Kanununda belirlenen faaliyetlere ilişkin tarifeleri onaylamak veya tarife revizyonları hakkında karar almak” Kurulun görevleri arasında sayılmıştır.
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun “Tarifeler” başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasının “Perakende Satış Tarifesi” başlıklı 4. bendinin 1. alt bendinde,
“Dağıtım şirketinin birim gaz alım fiyatı, birim hizmet bedeli, amortisman bedelleri ve diğer faktörlerden meydana gelecek olan perakende satış fiyatları ve tarife esasları Kurumca belirlenir. Belirlenen perakende satış fiyatının dışında tüketicilerden herhangi bir ad altında ücret talep edilemez. Perakende satış tarifeleri enflasyon ve diğer hususlar göz önüne alınarak, dağıtım şirketlerinin Kuruma başvurması hâlinde yeniden tespit edilebilir. Kurum bu fiyatların tespitinde hizmet maliyeti, yatırıma imkân sağlayacak mâkul ölçüde kârlılık ve piyasada cari olan doğal gaz alış fiyatlarını ve benzeri durumları dikkate alır. Kurulun onayladığı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tâbi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar.”;
3. alt bendinde ise, “Bu maddede belirtilen esaslar doğrultusunda Kurum, bütün tarife türleri için tarifeler yönetmeliği hazırlar. Bu yönetmelik çerçevesinde, ilgili tüzel kişilerce tarife önerileri hazırlanır ve Kuruma sunulur. Kurum ilgili tüzel kişilerin mali verileri ve tarife önerileri ile piyasa verilerinden hareketle tarifeleri belirler. İlgili tüzel kişiler, Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygular. Tarife esasları ve limitleri Kurumca enflasyon ve diğer hususlar göz önüne alınarak yeniden ayarlanabilir.” hükümleri vardır.
Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin “Tarife başvurusu ve onay” başlıklı 8. maddesinde; “Kurum ilgili tüzel kişilerin mali verileri ve tarife önerileri ile piyasa verilerinden hareketle tarifeleri belirler ve Kurul onayına sunar. Onaylanan tarifeler Kurul tarafından belirlenen yeni tarife dönemi boyunca ilgili tüzel kişiler tarafından uygulanır. Tarife esasları ve limitleri Kurumca enflasyon ve diğer hususlar göz önüne alınarak tarife dönemi içerisinde yeniden ayarlanabilir.” hükmü yer almaktadır.
4646 sayılı Kanun’un öngördüğü hedeflerden biri de, doğal gaz piyasasında şeffaf bir düzenleme mekanizmasının oluşturulmasıdır.
Serbest tüketici limitine göre ödenecek dağıtım bedelinin belirlendiği düzenlemenin devam etmesi hâlinde, tüketicilerin tüketimleri ve yol açtıkları maliyetler arasında çok büyük farklılıklar olmasına rağmen aynı bedeli ödeyecek olması, serbest tüketici limitinin sıfıra düşürülmesi hâlinde Birim Hizmet ve Amortisman Bedeli (BHAB) ödeyen herhangi bir tüketici grubunun kalmayacak olması gibi hususlar dikkate alınarak, mevcut düzenlemelerde değişikliğe gidilerek tüketim kademelerine göre bedel belirlenen yapıya geçilmiş, dağıtım bedelleri serbest tüketici limitinden ayrıştırılarak, tüketim miktarlarına bağlanmış ve sisteme getirilen maliyet esas alınarak hesaplanan bir kullanım bedeli uygulamasının daha uygun olacağı düşünülmüş ve doğal gaz kullanan tüketicilerin ödeyecekleri sistem kullanım bedellerinin, serbest tüketici limitine bağlı olmaksızın sisteme getirdikleri maliyet oranında belirlenmesinin önü açılmıştır.
Ayrıca, 3938 sayılı Kurul kararının 5. maddesinde, kararın birinci maddesinde belirlenmiş olan genel tüketim kademelerinin dağıtım bölgelerinin özellikleri dikkate alınarak, dağıtım bölgesi bazında değişiklik gösterebileceği ifade edilmekte olup, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ışığında, adil bir tarife yapısının oluşturulabilmesi amacıyla kademelerin Kurul tarafından dağıtım şirketi bazında farklılaştırılması mümkündür.
4323 sayılı Kurul kararı ile getirilen değişiklikler sonucu söz konusu uygulama ile tüketicilerin ödedikleri sistem kullanım bedellerinin sisteme getirdikleri maliyet esas olarak belirlenmesi ile, eşitlik ve hakkaniyete daha uygun adil ve gerçekçi bir yapı benimsenmiştir.
3938 sayılı Kurul kararının 1. maddesine, 4323 sayılı Kurul kararı ile eklenen “bir tüketicinin ait olduğu kademenin tespitinde tüketim miktarı olarak her bir sayaçtan ölçülen tüketim ayrı ayrı dikkate alınır.” hükmünden açıkça görüleceği üzere, bir tüketicinin ait olduğu kademenin tespitinde tüketim miktarı olarak her bir sayaçtan ölçülen tüketim ayrı ayrı dikkate alınmaktadır. Bunun sebebi ise, lokasyonu farklı olan tüketicilerin sisteme getirdikleri yük ve maliyetlerin ayrı ayrı oluşmasından kaynaklanmaktadır.
3938 sayılı Kurul kararının 3. maddesinde, 4323 sayılı Kurul kararının 2. maddesi ile değişiklik yapılmış ve;
“Sisteme yeni girecek olan tüketicilerin kademelerinin belirlenmesinde, sayacın gaz akışına açıldığı tarihten itibaren bir yıllık süre içerisinde (365 gün) her fatura döneminde tüketicinin o fatura döneminin sonuna kadar oluşan kümülatif tüketim miktarı dikkate alınır. Fatura bu yöntem ile belirlenen kademedeki sistem kullanım bedeli üzerinden kesilir. Bu tüketiciler için bir yıllık sürenin dolduğu (365) tarihin içinde bulunduğu takvim yılının sonuna kadar sayacın gaz akışına açıldığı tarihten itibaren bir yıllık sürede oluşan tüketim kademesi esas alınır. Söz konusu takvim yılının bitiminden itibaren bu tüketiciler için 2. madde hükümleri geçerlidir. Bu maddedeki yöntem hem mekanik hem ön ödemeli sayaç kullanan tüketiciler için geçerlidir.” düzenlemesi yer almıştır.
Bu düzenleme ile sisteme yeni girecek olan tüketicilerin kademelerinin belirlenmesinde izlenecek yol ve yönteme ilişkin esaslar düzenlenmektedir.
Bu nedenle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun … tarih ve …sayılı Kurul kararının, kademe değişiklikleri dolayısıyla geçmiş döneme yönelik olarak tüketiciye geri ödeme yapılamayacağına ilişkin 4. maddesinde; anılan Kurul kararının 1. maddesinde belirlenmiş olan genel tüketim kademeleri dağıtım bölgelerinin özellikleri dikkate alınarak dağıtım bölgesi bazında değişiklik gösterebileceğine ilişkin 5. maddesinde; … tarih ve …sayılı Kurul kararının, Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin 14. maddesi uyarınca tüketim kademelerinin belirlenmesine yönelik alınan 3938 sayılı Kurul kararının 1. maddesine ek fıkra eklenmesine ilişkin 1. maddesi ile 3938 sayılı Kurul kararının 3. maddesinde değişiklik yapan 2. maddesinde hukuka aykırı bir husus görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Davacı tarafından, 2012 yılı içerisinde %15 indirimli olarak doğal gaz satın alındığı, fakat 2013 yılında … tarih ve … sayılı Kurul kararının, “Serbest tüketici limiti için tek sayaçtan ölçülen tüketim miktarının dikkate alınacağına” ilişkin maddesi gereğince, şirketin serbest tüketici kapsamı dışında tutulduğu, bu durumun 4646 sayılı Kanun’a aykırı olduğu ileri sürülerek 2013 yılı faturalarının serbest tüketici kapsamında değerlendirilerek yeniden düzenlenmesi talebiyle 18/02/2013 tarihinde …’a başvuruda bulunulmuştur.
Bu başvuru, 4168 sayılı Kurul kararının 2. maddesinin vurgulandığı, sonrasında 3938 sayılı Kurul kararının “Aynı mevkide bulunan tesis ve kampüsler için, birden fazla sayaçtan ölçülen tüketim tek tüketiciye ait olarak değerlendirilebilecektir.” kuralı belirtilerek, tesisatların aynı lokasyonda bulunmadığı gerekçesiyle 25/03/2013 tarihinde reddedilmiştir.
Bunun üzerine, 3938 sayılı Kurul kararının 4. ve 5. maddeleri ile 4323 sayılı Kurul kararının 1. ve 2. maddelerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından, davanın ehliyet ve süre aşımı yönlerinden reddi gerektiği; dava dilekçesinde iptali talep edilen Kurul kararlarına ilişkin iddiaların sebepleri ve dayandığı deliller açıkça ortaya konulamadığından dilekçenin reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idarenin usule yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun 3. maddesinin (17) numaralı bendinde, serbest tüketicinin, yurt içinde herhangi bir üretim şirketi, ithalat şirketi, dağıtım şirketi veya toptan satış şirketi ile doğal gaz alım-satım sözleşmesi yapma serbestisine sahip gerçek veya tüzel kişiyi; (37) numaralı bendinde, tarifenin, doğal gazın iletimi, dağıtımı, LNG veya gaz olarak depolanması ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri ifade ettiği; 8. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, satın aldığı yıllık doğal gaz miktarı birmilyon metreküpten daha fazla olan tüketiciler ve kullanıcı birliklerinin serbest tüketici statüsünde olduğu, ancak Kurul’un, bütün tüketiciler serbest tüketici oluncaya kadar her yıl serbest tüketici olma sınırını yeniden belirleyeceği; 11. maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, dağıtım şirketinin birim gaz alım fiyatı, birim hizmet bedeli, amortisman bedelleri ve diğer faktörlerden meydana gelecek olan perakende satış fiyatları ve tarife esaslarının Kurumca belirleneceği, belirlenen perakende satış fiyatının dışında tüketicilerden herhangi bir ad altında ücret talep edilemeyeceği, Kurumun bu fiyatların tespitinde hizmet maliyeti, yatırıma imkân sağlayacak mâkul ölçüde kârlılık ve piyasada cari olan doğal gaz alış fiyatlarını ve benzeri durumları dikkate alacağı, Kurulun onayladığı tarifelerin hüküm ve şartlarının, bu tarifelere tâbi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Kurul kararlarının alındığı tarihte yürürlükte olan Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin 4. maddesinin (6) numaralı bendinde, “Birim hizmet ve amortisman bedeli: Dağıtım şirketinin bir kWh doğal gazın müşteriye sunumu karşılığında amortisman ve getiri dâhil tespit edilen bedeli”; (28) numaralı bendinde, “Sistem Kullanım Bedeli: Dağıtım şirketleri tarafından bir kWh doğal gazın nakli ve/veya sunumu karşılığında alınacak bedeli, ifade eder.”;
14. maddesinde, “Dağıtım şirketinin uygulayacağı perakende satış fiyatı, birim doğal gaz alım fiyatı, sistem kullanım bedeli ile diğer faktörlerden oluşur. Sistem kullanım bedeli, tüketicilerin sisteme getirdikleri yük ve maliyetler ile Kurul tarafından belirlenen tüketim kademeleri dikkate alınarak tespit edilir. Belli bir tüketim aralığındaki tüketiciler tarafından ödenecek birim hizmet ve amortisman bedeli ile taşıma bedeli, aynı aralık için belirlenen sistem kullanım bedeline eşittir. Dağıtım şirketinin uygulayacağı perakende satış fiyatı Kurul tarafından onaylanan perakende satış fiyatı üst sınırını geçemez. Dağıtım şirketleri tüketicilerden, belirlenen perakende satış fiyatının dışında herhangi bir ad altında ücret talep edemez. Dağıtım şirketinden doğal gaz alan serbest tüketicilere uygulanacak perakende satış fiyatı, Kurul tarafından belirlenecek olan perakende satış fiyatı üst sınırını geçmemek kaydıyla, ilgili taraflar arasında serbestçe belirlenir. (…) Kurul belirlenecek olan sistem kullanım bedelini, tüketim miktarlarını ve/veya tüketici gruplarını dikkate alarak kendi içinde kademelendirebilir. Kurul dağıtım bölgelerinin özelliklerini dikkate alarak farklı kademeler belirleyebilir.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Sözlük anlamı ile “düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek” olarak tanımlanan “düzenleme”, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren norm olarak tanımlanmaktadır. (ÖZAY İl Han, Günışığında Yönetim, 2017, İstanbul, s. 426)
İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. “Kural işlemler” (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemler), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar getirmiş olması gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur.
Davacı tarafından, tüketim kademelerinin belirlenmesinde farklı sayaçlardan gerçekleştirilen tüketim miktarlarının ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle, doğal gaz tarifesinin daha yüksek bedelden fiyatlandırılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Doğal gaz piyasası mevzuatında, birim gaz alım fiyatının üzerine eklenmesi amacıyla abonelere uygulanan Birim Hizmet ve Amortisman Bedeli ile serbest tüketicilere uygulanan Taşıma Bedeli olmak üzere iki bedel öngörülmüştü. Ancak serbest tüketici limitine göre ödenecek dağıtım bedelinin belirlendiği düzenlemenin devamı hâlinde, tüketicilerin doğal gaz tüketimleri ve yol açtıkları maliyetler arasında çok büyük farklılıklar olmasına rağmen aynı bedeli ödeyecek olması, serbest tüketici limitinin sıfıra düşürülmesi hâlinde Birim Hizmet ve Amortisman Bedeli olarak belirlenen bedeli ödeyen herhangi bir tüketici grubunun kalmayacak olması gibi hususlar dikkate alınarak tüketim kademelerine göre bedel belirlenen yapıya geçilmiştir.
Dağıtım bedelleri, serbest tüketici limitinden ayrıştırılarak tüketim miktarlarına bağlanmış, sisteme getirilen maliyet esas alınarak bir kullanım bedeli uygulanmasına karar verilmiş, doğal gaz kullanan tüketicilerin ödeyecekleri sistem kullanım bedelleri, serbest tüketici limitine bağlı olmaksızın sisteme getirdikleri maliyet oranında belirlenmeye başlamıştır. … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla kabul edilen Doğal Gaz Dağıtım Şirketleri İçin Tarife Hesaplama Usul ve Esasları (Metodoloji) doğrultusunda söz konusu hususlar dikkate alınarak tüketim kademelerinin belirlenmesine ilişkin 3938 sayılı Kurul kararı tesis edilmiştir.
4646 sayılı Kanun’un özü itibarıyla, tüketicilerin kendi yarattığı maliyetlere katlanması (çapraz sübvansiyonun yapılmaması) ilkesini benimsemesi ve Metodolojide yer alan hükümler çerçevesinde adil bir kademelendirme yapılması önem arz etmektedir. Bu kapsamda, dağıtım şirketlerinin müşteri grupları bazında tüketim ve tüketici sayılarına ait veriler değerlendirilerek bir kademe belirlemesi yapılmıştır.
Buna göre, tüketicilerin hangi müşteri grubuna dâhil olduklarına yönelik olarak yapılacak belirlemenin ilgili müşterinin bir önceki yıl gerçekleşen tüketimi baz alınarak yapılmasının, sisteme yeni girecek olan tüketicilere yönelik ayrıntılı düzenleme yapılmasının, kademe değişiklikleri dolayısıyla geçmiş döneme yönelik olarak tüketiciden ilave bedel alınmaması veya tüketiciye geri ödeme yapılmamasının, bu hususların tüm dağıtım şirketlerinde ortak olarak uygulanmasının sağlanması 3938 sayılı Kurul kararıyla uygun bulunmuştur.
Bununla birlikte, 3938 sayılı Kurul kararıyla belirlenen kademe yapısı ile 4168 sayılı Kurul kararıyla belirlenen 300.000 m³’lük serbest tüketici olma sınırı birbirinden bağımsızdır. ..’ın 25/03/2013 tarihli yazısında da geçen 4168 sayılı Kurul kararının 2. maddesindeki 300.000 m³’lük serbest tüketici olma sınırı ve tek sayaçtan ölçülen hacmin dikkate alınması hususları konut tüketicileri için geçerlidir. Kaldı ki, 300.000 m³ sınırı ve doğal gaz tesisatlarının aynı lokasyonda bulunma durumu doğal gaz toptan satış şirketleri tarafından doğal gaz dağıtım şirketlerine uygulanan fiyatlandırma politikasının tezahürüdür. Söz konusu fiyatlandırma politikası ve fiyat seviyeleri ülkemizdeki doğal gaz satışlarını büyük oranda karşılayan … A.Ş. (…) tarafından belirlenmektedir.
Öte yandan, sistem kullanım bedellerinin uygulanmasında esas alınacak tüketim miktarlarının hangi kriter bazında hesaplanacağına ilişkin 3938 sayılı Kurul kararında herhangi bir düzenleme yapılmadığından dolayı 4323 sayılı Kurul kararının 1. maddesiyle sistem kullanım bedeli uygulamasının sayaç bazlı yapılmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda, konut veya serbest tüketici ayrımı yapılmaksızın bir tüketicinin ait olduğu kademenin tespitinde tüketim miktarı olarak her bir sayaçtan ölçülen tüketim ayrı ayrı dikkate alınmaktadır. Zira, lokasyonu farklı olan tüketicilerin sisteme getirdikleri yük ve maliyet aynı değildir.
Bu çerçevede, davacının tek bir tüzel kişilik altında faaliyet göstermek suretiyle İstanbul ilinin muhtelif yerlerinde çok sayıda altyapı, bina ve tesisinin olduğu, bu yerlerde farklı tüketim miktarlarının gerçekleştiği, doğal gaz yatırım ve hizmetlerinin bu yerlere ayrı ayrı ulaştırıldığı dikkate alındığında, davacıya ait her bir sayaçtan ölçülen tüketim miktarının ayrı ayrı değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
4323 sayılı Kurul kararının 2. maddesi ise, sisteme yeni girecek olan tüketicilerin kademelerinin belirlenmesinde izlenecek yol ve yönteme ilişkin esasları düzenlemekte olup, davacının zaten sistemde yer alan serbest tüketici statüsünde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, 4646 sayılı Kanun’un amacına uygun bir şekilde teknik ve objektif ölçütler doğrultusunda takdir yetkisi kullanılarak ve eşit taraflar arasında ayrım gözetilmemesi ilkesi esas alınarak düzenleme yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu kurallarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Fazla yatırılan …-TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 23/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.