YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7826
KARAR NO : 2014/29390
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) O yer Cumhuriyet savcısının, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak hüküm kurulmamasına yönelik temyiz istemi hakkında yapılan incelemede;
Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulabilmesi mümkün görüldüğünden ve temyize konu bir hüküm bulunmadığından, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi için incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) O yer Cumhuriyet savcısının, sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde önce müşteki eşini sabah saatlerinde darp ederek yaraladığı, aynı gün öğleden sonra ise, sanığın müştekinin eşyalarını sobada yaktığı sırada müştekinin sanığa eşyalarını niye yaktığını sorması üzerine, sanığın bu kez de müştekiye vurmaya çalıştığı ancak müştekinin annesi tanık …’ın araya girerek sanığı engellemesi nedeniyle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, her ne kadar mahkemece sanığın müştekiyi aynı gün içerisinde birkaç saat ara ile aynı kasıt altında iki kez yaraladığı kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de, sanığın öğleden sonraki eyleminin tanık …’ın beyanları da gözetildiğinde teşebbüs aşamasında kaldığının kabulünde zorunluluk bulunduğu, sanığın müşteki eşine yönelik eylemlerinin kasten yaralama ve kasten yaralamaya teşebbüs olmak
üzere iki ayrı suçu oluşturduğu ve her bir suç yönünden ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, kasten yaralama suçlarında uygulanma imkanı bulunmayan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 43/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.