DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3400 E. , 2021/3291 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3400
Karar No : 2021/3291
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Huk. Müş. Av. …
2-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL): … Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/06/2021 tarih ve E:2020/16, K:2021/2873 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren (mülga) Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 90. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/05/2018 tarih E:2015/2255, K:2018/2126 sayılı bozma kararına uyularak verilen Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/06/2021 tarih ve E:2020/16, K:2021/2873 sayılı kararıyla;
Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin dava konusu 90. maddesinin üçüncü fıkrasında, bor tuzları için ruhsat sahasından çıkartılan tüvenan madenlerin toplam üretim maliyetinin %80’inin işletme brüt kârı olarak kabul edileceği, bor tuzları için ödenecek belediye payının bu değer üzerinden %2 olarak hesaplanacağının düzenlendiği,
Uyuşmazlıkta, işletme brüt kârının nasıl hesaplanacağı hususunda ilgili Kanun’larda herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, ancak I Seri Nolu Muhasebe Sistemi ve Uygulama Genel Tebliği uygulamasında, satış hasılatı ile satılan malların maliyeti arasındaki olumlu fark olarak tanımlanan işletme brüt kârının, dava konusu Yönetmelik ile, bor tuzları için ruhsat sahasından çıkartılan tüvenan madenlerin toplam üretim maliyetinin %80’i olarak kabul edileceği şeklinde düzenleme yapıldığı,
Bu durumda, dava konusu Yönetmelik maddesi ile yapılan işletme brüt kârı tanımının, Muhasebe Sistemi ve Uygulama Genel Tebliği’ndeki tanımı aşar nitelikte olduğu, dayanak Kanun maddesinde konuya ilişkin açık tanım yapılmamış olmasının, düzenlemenin ilgili Tebliğ’de yapılan tanımı aşar nitelikte yapılmasının gerekçesi olamayacağı, bu nedenle Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin dava konusu 90. maddesinin üçüncü fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare ve yanında müdahil tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliği’nin 134. maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretinin yüksek belirlendiği, dava konusu düzenlemenin yürürlükte olduğu dönem itibarıyla hukuka uygun olduğu, dayanağının Maden Kanunu ile Belediye Gelirleri Kanunu’nda yapılan değişiklikler olduğu, hiçbir Kanun’da tanımlanmayan işletme brüt karının tanımlanması amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı, Devlet hakkında olduğu gibi belediye payı ödemesinde de uygulamanın tüvenan maden üretimine göre yapılması gerektiği, vergi mevzuatıyla irtibat kurularak verilen ve hukuka aykırı olan Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerine uyulmamış olunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/05/2018 tarih E:2015/2255, K:2018/2126 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE;
2. (Mülga) Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin dava konusu 90. maddesinin üçüncü fıkrasının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 03/06/2021 tarih ve E:2020/16, K:2021/2873 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.