Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2964 E. 2021/3290 K. 23.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/2964 E.  ,  2021/3290 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2964
Karar No : 2021/3290

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/02/2021 tarih ve E:2020/21, K:2021/809 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Üniversitelerarası Kurulun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan … no’lu kararın iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/06/2019 tarih ve E:2017/642, K:2019/3178 sayılı bozma kararına uyularak verilen Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/02/2021 tarih ve E:2020/21, K:2021/809 sayılı kararıyla;
01/07/1996 tarih ve 22683 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nde, 02/06/2007 tarih ve 26540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yapılan değişikliklerin birlikte incelenip, değerlendirilmesinden;
Doktora programına öğrenci kabulünde ÜDS’den en az 55 puan veya Üniversitelerarası Kurulca kabul edilen bir sınavdan bu puan muadili bir puan alınması zorunluluğu getirilmiş olmakla birlikte, aynı Yönetmeliğin geçici 1. maddesinde sayılan durumlarda olanlar için (bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce lisansüstü eğitim ve öğretime başlamış olup, henüz sanatta yeterlik ve doktora yeterlik sınavlarına girebilmek için gereken yabancı dil sınavlarını vermemiş olan öğrenciler hakkında) ÜDS’den en az 55 puan alınması şartının aranmayacağı yönünde istisnai bir düzenleme öngörüldüğü,
Dava konusu işlemden önce, Üniversitelerarası Kurulun 08/06/2007 tarih ve 160 sayılı toplantısında alınan 37 no’lu karar ile Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin geçici 1. maddesine uygun olarak, belirli bazı durumlarda bulunan kişiler açısından istisnai bir düzenleme getirilerek 50 (elli) puan uygulamasına devam edileceğine karar verildiği, ardından bu kararın ne zamana kadar uygulanacağına dair üniversitelerden gelen yazılar üzerine tesis edilen dava konusu 26/01/2009 tarih ve 173 sayılı toplantıda alınan 23 no’lu karar ile de bu istisnai durumun uygulanma süresinin 2 yıl olarak belirlendiği,
Bu durumda, doktora yeterlik ve sanatta yeterlik sınavlarına girebilmek için ÜDS’den alınması gereken puan konusunda istisnai bir düzenleme öngören Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinin geçici 1. maddesinde, söz konusu kuralın ne kadar süreyle uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmemişken, anılan düzenlemenin geçerlilik süresinin Üniversitelerarası Kurul kararı ile 2 yıl olarak belirlendiği; böylelikle, Yönetmelikle öngörülen bir kuralın idari işlemle değiştirilerek, uygulanma süresinin daraltıldığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,
gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, 2547 sayılı Kanun’un 65. maddesinde idarelerine tanınan takdir hakkı çerçevesinde ve hizmetin gereği olarak dava konusu işlemin tesis edildiği, takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı verilemeyeceği, Yönetmelik değişikliği sonucu getirilen yeni düzenlemenin genel uygulamaya dönüşebilmesi için gerekli geçiş süresi içerisinde doktora veya sanatta yeterlilik için başvuracak kişilerin mağdur olmasının engellendiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/06/2019 tarih ve E:2017/642, K:2019/3178 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 11/02/2021 tarih ve E:2020/21, K:2021/809 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 23/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.