Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/21916 E. 2016/8165 K. 03.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21916
KARAR NO : 2016/8165
KARAR TARİHİ : 03.05.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

… ile … aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair …. Aile Mahkemesi’nden verilen 06.10.2015 gün ve 921/837 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.05.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Av. … geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen davalı adına kayıtlı taşınmaz ve iki adet araç yönünden katkısı bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle malvarlığı değerinin yarısının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemin kat, 1. normal kat, teras kat, dublex mesken ve zemin kat dükkandan oluşan yapılardan 1. normal kat, teras kat, dublex mesken ve zemin kat dükkan nedeniyle 59.405,40 TL, araçlar yönünden 11.500,00 TL ve 12.500,00 TL olmak üzere toplamda 83.405,40 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren faziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde taşınmazlara ilişkin kısım yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 22.04.1983 tarihinde evlenmiş, 22.03.2013 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 23.10.2013 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasa’nın 10, TMK 202/1.m). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
Dava konusu 5 parsel (geldisi 542) sayılı taşınmaz 09.09.1987 tarihinde satış yolu ile tapuda davalı eş adına tescil edilmiş ve söz konusu arsa üzerinde biri dubleks diğeri ise 3 katlı olmak üzere iki bina bulunmakta olup; somut olayda uyuşmazlık bu arsa üzerine yaptırılan binaların hangi tarihte inşa edildiği hususunda toplanmaktadır. Davacı taraf üç katlı binanın zemin katı haricindeki kısımların 2002 sonrası, davalı taraf ise iki binanında tamamıyla 2002 öncesi inşa edildiğini savunmuştur. Dosya kapsamından bu hususun mahkemece açıklığa kavuşturulmadan hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. İnşaatların yapım tarihlerinin tespiti, taraflar arasındaki mal rejiminin tespiti ve buna bağlı olarak alacağın hesaplanmasında uygulanacak ilke ve esaslar için önem arzetmektedir.
Mahkemece, inşaat bilirkişisi ile mülk bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora istinaden; taşınmaz üzerinde bulunan 1. normal kat, teras kat, dubleks mesken ve zemin kat dükkanın keşif tarihi itibariyle 11 yıllık olduğu ve 01/01/2002 tarihinden sonra edinilmiş mallara katılma rejiminin yürürlükte bulunduğu dönemde yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup; inşaat ve mülk bilirkişi heyetinin 25.11.2014 tarihli raporunun incelenmesinden binaların inşa tarihine ilişkin olarak sadece “edindiğim bilgilere göre 11 yıllıktır” ifadesi kullanıldığı, maddi bulgu ve bilimsel gerekçelere dayalı olmadığı dolayısıyla denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Değer raporuna istinaden Mahkemece aldırılan 13.05.2015 tarihli hesap bilirkişi raporunda ise yapıların edinilmiş mal olarak kabulü edilmesi halinde hesaplamada keşif tarihi itibariyle değerler yerine dava tarihi itibariyle tespit edilen değerler üzerinden hesap yapılmıştır.
Mahkemece yapılması gereken parsel üzerindeki yapıların inşa tarihinin belirlenebilmesi için ilgili resmi kurumlara müzekkere yazılarak inşaatın varsa başlangıç, sürdürülüş ve bitişine ilişkin belgeler ile elektrik, su ve telefon aboneliklerinin başlangıç tarihlerinin belirlenmesi ondan sonra dosyanın uzman inşaat mühendisi ve hesap hukukçu bilirkişisine tevdi edilerek dava konusu parsel üzerinden yapıların inşaat başlangıç ve bitiş tarihinin belirlenmesi için rapor istenmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşa göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.350,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.425,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.