YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5912
KARAR NO : 2016/8198
KARAR TARİHİ : 03.05.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, …..İcra Müdürlüğü’nün 2014/139 talimat sayılı dosyasından 17/01/2014 tarihinde hukuka aykırı haciz işlemi yapıldığını, müvekkil şirketinin borçlu müflis şirket ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin haciz yapılan adreste kiracı olduğunu, haczedilen menkullerin faturalı olduğunu, borçlu müflis şirketin adres değişikliği yaptığının ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağını iddia ederek davanın kabulü ile menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu …. arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, aralarında organik bağ bulunduğunu, ….’nin mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini, borçlu şirket aleyhine….İcra Müdürlüğünün 2013/5094-5139 numaraları arasında takip yapıldığını, borçlu şirket hakkında ….Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen iflasın ertelenmesi davasında borçlu hakkında tedbir kararı verildiğini, borçlunun bu karara dayanarak icra hukuk mahkemesinden takiplerin iptaline dair kararlar aldığını, yaptıkları temyiz üzerine Yargıtay’ın ilgili kararları bozması nedeniyle takiplere devam edip haciz uyguladıklarını, hacizden sonra borçlu şirketin adresinin ticaret sicilden naklinin yapıldığını, iflasın ertelenmesi devam ederken tüm işlerin kayyum onayına tabi olduğunu, bu nedenle yapılan naklin de geçersiz olduğunu, borçlu şirketin ortağının ve yetkili müdürünün aynı zamanda davacı şirketin de ortağı olduğunu, borçlu şirketin iflas kararı çıkacağını bilerek mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından ibraz edilen defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, yasal defterlerin birbirlerini doğruladığı, kanunlara uygun tutulduğu, haczedilen menkullerin faturalarının defter ve belgelerde kayıtlı olduğu, bu haliyle HMK 222.maddesi gereğince sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulü ile menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir
Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından maktu temyiz harcı yatırılmak suretiyle süresinde temyiz edilmişse de, mahkemece nisbi temyiz harcı ile dosyanın Yargıtay gidiş geliş ve tebligat masraflarının yatırılması için davalı … …’ya 7 günlük kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde nispi temyiz harcının eksik yatırıldığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş; ek karar süresi içerisinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargılama ve temyiz giderlerinin tamamlanması için davalıya çıkartılan muhtırada giderin yasaya uygun olarak Adliye veznesine yatırılmasının açıkça bildirildiği, ilgili harç ve masrafların dökümünün yapıldığı, buna rağmen temyiz harcının yine maktu olarak yatırıldığı, ayrıca diğer masraf kalemlerinin de süre geçtikten sonra yatırıldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyize konu 05.11.2014 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin hükmün ONANMASINA, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile 480,70 TL harcın temyiz edenden alınmasına 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.