Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/5591 E. 2016/8173 K. 03.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5591
KARAR NO : 2016/8173
KARAR TARİHİ : 03.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R

Davacı alacaklı vekili, borçlu şirket aleyhine işçi alacağı nedeniyle ilamlı icra takibi başlatıldığını, borçlunun alacağı sonuçsuz bırakmak için mahcuzları muvazaalı olarak davalı 3. kişiye devrettiğini, İcra Müdürlüğü’nce İİK’nun 99. maddesine göre dava açması için süre verilmesi üzerine eldeki davayı açtıklarını davanın kabulü ile davalı 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3. kişi şirket vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, İİK’nun 99. maddesine göre dava açması için alacaklıya süre verilmesine ilişkin İcra Müdürlüğü’nün işleminin 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28.05.2015 tarih 535/502 sayılı kararla iptal edildiğinden, alacaklının açtığı işbu dava konusuz kaldığından davanın reddine, şartları bulunmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
….. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28.05.2015 tarih 535/502 sayılı kararında; haczin borçlu veya borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran 3. kişinin adresinde yapıldığı, İcra Müdürlüğü’nün takdir hatasına düştüğü gerekçesiyle haczin İİK’nun 96-97 maddeleri gereğince yapılması gerektiğinden 99. maddeye göre yapılan İcra Müdürlüğü’nün işleminin iptaline karar verilmiştir.
İİK’nun 97. maddesine göre istihkak iddiasında bulunan 3. kişinin dava açması gerekirken gerek İcra Müdürlüğü’nün yanlışlıkla alacaklıya süre vermesi gerekse alacaklı tarafından kendiliğinden istihkak iddiasının kaldırılması için dava açması, 3. kişide olan ispat yükümlülüğünün yerini değiştirmediği gibi açılan davanın reddini gerektirmez. Yargıtay’ın ve Dairemiz’in sapmaksızın devam eden uygulamaları bu yöndedir. Buna göre, mahkemece toplanacak taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek uyuşmazlığın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Kabule göre de, temyize konu davanın açılmasından sonra ….. İcra Hukuk Mahkemesi’nin şikayet hakkında karar vermesi nedeniyle “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken “reddine” karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya aykırı bulunan mahkeme hükmünün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.