YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18399
KARAR NO : 2016/9133
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı … vekili, borçlu ….aleyhine başlattıkları takip sonucu haczedilen taşınırların, 3. kişi …’na ait olmadığını, tebligatın, haciz mahallinde borçluya yapılıp, menkullerin borçlunun tebligat adresinde haczedilip muhafaza altına alındığını, haciz uygulanan işyerinin borçlu ….’a ait olduğunu, senet üzerindeki adresin de borçlu adresi olduğunu belirterek, davanın kabulü ile üçüncü kişinin hacizli menkul mallar üzerindeki istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi, davacının dilekçesinde belirttiği hususların gerçekle örtüşmediğini, işyerinin borçluya değil, kendisine ait olduğunu, borçlunun ise kendisine ait olan işyerinde işçi olarak çalıştığını, haczedilen menkullerin borçlu ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillerin incelenmesi neticesinde ispatla yükümlü olan davacı yanın takip dayanağı olan bononun temelindeki hukuki ilişkinin …nden kaynaklandığını veya haczedilen malların şirketin değil de borçlu ….’ın kişisel malı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, verilen hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK’nun 99 ve devamı maddeleri gereğince alacaklı tarafından açılan 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1-Yargıtay’ın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; takip borçlusunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise ve duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Takip borçlusu haciz sırasında hazır bulunmuş, haczedilen taşınırların 3. kişiye ait olduğunu bildirmiştir. Bu durumda alacaklının açtığı istihkak davasında, üçüncü kişi ile birlikte borçluda davalı sıfatıyla zorunlu dava arkadaşıdır (HMK.59) ve 3. kişi yanında borçlunun da davalı sıfatıyla yer alması gerekir. Bu nedenle, borçlunun da, davalı sıfatıyla davaya katılmasının sağlanması için, davacı alacaklıya süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, davaya dahil edilmesi ve delil bildirmesi halinde delillerinin toplanması, tarafların tüm delillerinin toplanıp birlikte değerlendirilmesinin ardından, gerçekleşecek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik hasımla, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..
2-Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine,
26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.