Danıştay Kararı 13. Daire 2019/2003 E. 2021/5308 K. 23.12.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/2003 E.  ,  2021/5308 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2003
Karar No:2021/5308

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Petrol İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …tarih ve …sayılı bayilik lisansı ile “Merkez Mezra Köyü Merkez/KARS” adresinde faaliyet gösteren davacı şirketin akaryakıt istasyonunda 20/04/2016 tarihinde yapılan denetimde, istasyon vaziyet planında olmayan düzenek veya ekipman kullanıldığının tespit edildiği, bu durumun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin 4. fıkrasının (l) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, aynı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca davacıya 1.208.229,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi belgelerin ve soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirket yetkilileri hakkında dava konusu idari para cezasına konu eyleme ilişkin …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:…sayılı dosyasıyla görülmekte olan ceza yargılaması sonucu Mahkeme tarafından, davacı şirket yetkililerinin üzerine atılı “Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulundurmak” suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle Mahkeme’nin …sayılı kararıyla ayrı ayrı beraat ettikleri hususu göz önüne alındığında, davacı şirketin kaçak akaryakıt satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde istasyon vaziyet planına aykırı ekipman ve düzenek bulundurmadığı; davacının eyleminin vaziyet planında olmayan düzenek ve ekipman kullanmak olarak değerlendirilip 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca değil, otomasyon sisteminin doğru çalışmaması sebebiyle 5015 sayılı Kanun’daki diğer yükümlülüklere uymayanlar için uygulanabilecek olan 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 7. fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, akaryakıt istasyonundaki 2 numaralı motorin pompasından test amaçlı akaryakıt boşaltımı yapıldıktan sonra otomasyon sisteminden bakıldığında akaryakıt miktarında herhangi bir eksilme olmadığının görüldüğü, şamandıraya eklenen maddelerle şamandıranın sabitlendiği ve vaziyet planında olmayan düzenek ve ekipmanı kullanarak otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmasının engellendiği, şamandıradaki maddelerin çıkarılması sonrasında otomasyon sisteminin çalıştığının servis raporu ile tespit edildiği, davacının, kaçak akaryakıt satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde istasyon vaziyet planına aykırı düzenek ve ekipman bulundurduğunun aşikâr olduğu, davacının akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin dış müdahale (şamandıranın sünger ve tahta parçasıyla sabitlenmesi) neticesinde sağlıklı olarak işlemediği tespit edildiğinden kaçak akaryakıt satışına elverişli bir ortam yaratıldığı, her ne kadar …. Asliye Ceza Mahkemesi’nce sanıkların beraatine hükmedilmiş olsa da henüz kesinleşmemiş bir hükme dayanılarak hüküm kurulmasının yerinde olmadığı, dava konusu idarî para cezasının hukuka uygun, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının ise hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, pompanın bağlı bulunduğu tank kontrol edildiğinde şamandıranın dip seviyesine yakın bir noktada sünger ve tahta parçası bulunması sebebiyle şirket yetkililerine 6507 sayılı Kanun’un 3/14. maddesinin 1. cümlesine muhalefetten açılan davada, …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla şirket yetkililerinin beraatlerine karar verildiği, tank içindeki yakıtların standartlara uygun olduğu ve ulusal marker seviyelerinin geçerli olduğu, mali kasada bir sorun olmadığı ve ara birimlerin standartlara uygun olduğu, tankın içinde bulunan tahta parçası ve süngerin suç unsuru olmadığı, işlerin yoğun olmaması sebebiyle temizliği ihmal edilen tek bir tanktan çıkan bir adet tahta parçası ve süngerin kaçakçılık suçunu oluşturmayacağı, tankın son temizlenme zamanından kalan tahta ve sünger parçalarının sabit ya da seyyar tank düzenek veya ekipmanı olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığı, kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için malzemelerin demir, profil, kaynaklı aparat, saç gibi malzemelerden olması ve sisteme manuel ya da otomatik olarak eklenmiş olması gerektiği, şamandıranın hareketsizliğinin şirket tarafından sağlanmadığı, aksine temizlik esnasında unutulan tahta parçasının ve süngerin kirlilik sonucu şamandıraya yapıştığı, anılan ekipmanların tanklardaki dalgıç pompalarda değişiklik yapabilecek nitelik ve özelliğe sahip olmadığı, suç unsuru olduğu iddia edilen ekipmanların öngörülen sonucu gerçekleştirmeye elverişsiz olduğu, bu nedenle verilen idarî para cezasının dayanaksız olduğu, davalı Kurum tarafından insan müdahalesiyle meydana geldiği iddia olunan sabitleme durumunun şirket yetkili ve çalışanları tarafından ortadan kaldırılabilecek iken bu yola başvurulmamasının probdaki hareket kabiliyetinin azalmış olması sorunundan haberdar olmadıklarını kanıtladığı, gerçekte otomasyon sistemi arızası nedeniyle eksik ölçümün olduğu, dava konusu idarî para cezasının hukuka aykırı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının ise hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan toplam …-TL temyiz harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,
4.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 23/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.