Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/20539 E. 2016/5646 K. 28.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20539
KARAR NO : 2016/5646
KARAR TARİHİ : 28.03.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra Emrine İtiraz

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Borçlu vekili, icra emrinde 12.03.2008 tarihinden başlayarak Ocak 2011’e kadar nafaka tahakkuk ettirildiğini, oysa talep edilen nafakaların … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/192 Esas – 2008/17 Karar sayılı ilamı ile 13.09.2007 tarihinde kaldırılmış olmasına rağmen, alacaklının talebiyle kesintinin Ekim 2010’a kadar sürdürüldüğünü, aynı paranın mükerrer tahsili talebi nedeniyle yapılan takibin haksız olduğunu belirterek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Alacaklı vekili, fazla ödemelere ilişkin dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, mükerrer ödeme iddialarının doğru olmadığını belirterek şikayetin reddini talep etmiştir.
Mahkemece, şikayetin kısmen kabulü ile …’nün 2011/31 Esas sayılı icra takip dosyasında borçludan talep edilen toplam 14.517.60 TL’nin, 2.392,00 TL’lik kısmının iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/350 Esas 2005/610 Karar sayılı ve 23.11.2005 tarihli, bozmadan önceki ilamında eş ve çocuklar için ara karar ile hükmedilen aylık 50.00’şer TL tedbir nafakasının, dava tarihinden itibaren 200.00’er TL arttırılarak ödenmesine hükmedilmiştir. Hüküm 09.03.2006 tarihli ve 2006/236 sayılı dosya ile …. İcra Müdürlüğü’nde takibe konulmuş, borçlu vekilinin temyizi üzerine dayanak ilam Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2006/15516 Esas sayılı ve 08.03.2007 tarihli kararı ile “Nafaka yönünden açılmış bağımsız bir dava bulunmadığı halde eş ve çocuklar için takdir edilen nafakanın bitiş tarihi gösterilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır” gerekçesi ile bozulmuştur. Yerel Mahkemece 18.01.2008 tarihinde, bozma ilamına uyularak, 04.06.2003 tarihinde verilen nafakaya yönelik ara kararın boşanma davasının reddine yönelik kararın kesinleştiği 13.09.2007 tarihinde sona ermesine karar verilmiştir. …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/82 Esas 2010/303 Karar sayılı ve 13.10.2010 tarihli
nafakaya ilişkin ilamında ise alacaklı için 12.03.2008 tarihinden dava tarihi olan 12.03.2009 tarihine kadar aylık 325.00 TL. dava tarihinden itibaren ise aylık 350.00 TL tedbir nafakasının borçludan alınıp alacaklıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm alacaklı eş tarafından bu kez 12.01.2011 tarihinde …. İcra Dairesi’nin 2011/31 sayılı dosyası ile takibe konulmuştur. Borçlu vekili tarafından aynı paranın mükerrer tahsili talebi nedeniyle takibin iptali istenmiştir.
Her İki ilamda hükmedilen nafaka alacakları ve ilk icra dosyasındaki tahsilatlar taleple bağlılık ilkesi gereğince birlikte değerlendirilip, 1.439,75 TL’na ilişkin mahsup talebi de gözönünde bulundurularak, istenebilir nafaka miktarının hesaplanması gerekirken, denetime açık olmayan ilk rapora atıf yapan ikinci bilirkişi raporuyla sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle, İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 250,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.