Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/256 E. , 2021/5336 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/256
Karar No:2021/5336
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Akaryakıt Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin, bayisine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, otomasyon sisteminin çalışmadığı, otomasyon sistemine müdahale edildiği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.220.624,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin sözleşmeli bayisine ait akaryakıt istasyonunda 12-13/03/2018 tarihlerinde yapılan denetimde, davacı şirket tarafından mevzuatta belirlenen şekilde otomasyon sisteminin uygulanmadığı ve bu kapsamda yükümlülüklerin yerine getirilmediği, Kurumca belirlenen usul ve esaslara uygun denetimin sağlanmadığı ve bu kapsamda oluşan aykırılıkların Kurum’a bildirilmediğinin tespit edildiği, bu durumda otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını sağlayacak gerekli tedbirleri almayan ve bu kapsamda oluşan aykırılıkları Kuruma bildirmeyen davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası uygulanmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bayisine ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin kurulduğu ve çalışır vaziyette bayiye teslim edildiği, otomasyon sistemi ile ilgili yükümlülüklerin eksiksiz şekilde yerine getirildiği, fiili denetim yapma yetkileri bulunmadığından otomasyon sistemine yansımayan aykırılıkların fark edilmesinin mümkün olmadığı, otomasyon sistemi uygulama zorunluluğu bulunsa da bu konuda davalı idare tarafından belirlenen bir standart bulunmadığı, otomasyon hizmet sağlayıcıların hatalı uygulamaya sebebiyet verdikleri ve bu hatalardan dolayı dağıtıcı şirketlerin cezalandırıldığı, soruşturmaya konu olayda aykırılık addedilecek bir durum bulunmadığından aykırılık beyanında bulunulmasından bahsedilemeyeceği, bayi tarafından kaçak akaryakıt satışı yapıldığına ilişkin bir tespit bulunmadığı, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği, bayi tarafından yazar kasaya fiilen müdahale edilmesi nedeniyle kendilerine kusur izafe edilemeyeceği, davaya konu eylemin niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiillerden olduğu ve idarî para cezası verilmemesi gerektiği, otomasyon sisteminin harici kuruluşlardan satın alındığı, bayi nezdinde ihlâl söz konusu olsa dahi bu ihlâlden herhangi bir menfaat elde edilip edilmediğinin araştırılması gerektiği, başkasının eyleminden dolayı cezalandırılarak cezaların şahsiliği ilkesinin ihlâl edildiği, hangi nedenle üst sınırdan ceza uygulandığı belirtilmediği gibi uygulanan cezanın fahiş olduğu, yapılan suçlamaya konu eylemin gerçekleştiğinin somut olarak ortaya konulamadığı, 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 6. fıkrası ile 19. maddesinin 5. fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu belirtilerek iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 23/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.