DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1473 E. , 2021/3313 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1473
Karar No : 2021/3313
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Birliği (…)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … A. Ş.
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 04/11/2020 tarih ve E:2019/2490, K:2020/10385 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı ile davalı idare arasında 23/12/2013 gününde imzalanan “… Katı Atık Toplama, Taşıma ile Ekay Ek Tesisleri Yapımı ve Tesislerin İşletilmesi İmtiyaz Sözleşmesi” uyarınca, “Entegre Katı Atık Yönetim (EKAY) Ek Tesislerinin” yapımı ve işletilmesi, atıkların toplanması, taşınması, geçici depolanması, geri dönüşümü ve bertarafına dair iş kapsamında, … tarih ve … sayılı Kütahya İli Yerel Yönetimler Katı Atık Bertaraf Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği (KÜKAB) Encümeni kararının; anılan sözleşmenin 4.3.3. maddesinde yer alan katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret tarifesi bedellerinin 01/06/2016 tarihinden itibaren güncellenmesine ve davacının 2014 ve 2015 yılları ile 2016 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına ilişkin katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret artışı farklarının ödenmesi talebinin reddine dair kısımlarının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 04/11/2020 tarih ve E:2019/2490, K:2020/10385 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin süre aşımı itirazı yönünden;
Dava konusu encümen kararının davacı şirkete 30/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın 23/06/2016 tarihinde açıldığı,
Öte yandan dava konusu işlemin, davacının anılan sözleşme kapsamında gördüğü hizmete karşılık 2014 ve 2015 yılları ile 2016 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına ilişkin katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret artışı farklarının ödenmesi talebiyle yaptığı başvuruların reddine dair kısmı yönünden; anılan ödeme talebinin mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi sebebiyle davacının ücret artışı farklarının ödenmesi talebiyle 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında her zaman idareye başvuruda bulunabilecek olması sebebiyle, bu doğrultuda yapılan 10/05/2016 tarihli başvuruların dava konusu işlem ile reddi üzerine, dava konusu işlemin tebliğ tarihinden itibaren süresi içinde davanın açıldığı görüldüğünden, davalı idarenin süre aşımına yönelik itirazının yerinde görülmediği,
Esas Yönünden;
Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmelerinin birer idari sözleşme olduğu, bu sözleşme ile kamu hizmetinin idarenin gözetimi ve denetimi altında kurulması ve işletilmesinin amaçlandığı, sözleşmenin tarafları arasında çıkacak uyuşmazlıkların, imtiyaz sözleşmesinde yer alan hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği, imtiyaz sahibinin, kamu hizmetini imtiyaz sözleşmesinde belirlenen kurallara uygun olarak yapma ve yürütme yükümlülüğü bulunduğu,
Uyuşmazlığın, anılan imtiyaz sözleşmesinin 4.3.3. maddesinde yer alan katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret tarifesi bedellerinin, ilk olarak hangi yıldan başlamak üzere ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması esas alınarak güncellenmesi gerektiği hususunda toplandığının anlaşıldığı,
İmtiyaz sözleşmesi hükümleri ile dava dosyasının birlikte değerlendirilmesinden; sözleşmenin 24/12/2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, tarifenin 2012 yılı için belirlendiği ve 2012 yılından sonraki her yıl için yıllık ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması alınarak belirlenecek olan artış oranına göre tarifenin güncellenmesi gerektiği,
Uyuşmazlıkta; dava konusu encümen kararı ile 2014 yılı için tarifenin katı atıklar için 80,00 TL ve kül için 20 TL olarak belirlendiği; güncellemenin ilk olarak 2015 yılında yapıldığı, 2015 yılı için % 9,55 artışla katı atık ücretinin 87,64 TL, külün ücretinin 21,91 TL olarak; 01/01/2016 tarihinden itibaren % 6,475 artışla katı atık ücretinin 93,31 TL, külün ücretinin 23,32 TL olarak; 01/06/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere % 6,655 artışla katı atık ücretinin 99,52 TL, külün ücretinin 24,87 TL olarak belirlendiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda; imtiyaz sözleşmesi ve idari şartname hükümlerine göre katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret tarifesi bedelleri 2012 yılı için belirlendiğinden ve 2012 yılından sonraki her yıl için yıllık ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması alınarak artış oranına göre güncellenmesi, yani ilk güncellemenin 2013 yılında 2012 yılına ait ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması alınarak ve akabinde her yıl bir önceki yılın ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalamasına göre güncellenmesi gerektiğinden, dava konusu encümen kararı ile tarifenin ilk olarak 2015 yılında güncellenmesi yolundaki dava konusu … tarih ve … sayılı KÜKAB Encümeni Kararının katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret tarifesi bedellerinin güncellenmesine dair kısmında hukuka uyarlık görülmediği,
Öte yandan; … tarih ve … sayılı … İli Yerel Yönetimler Katı Atık Bertaraf Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği (….) Encümeni Kararının katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret tarifesi bedellerinin güncellenmesine dair kısmının hukuka aykırı bulunması sebebiyle, encümen kararının; davacının 2014 ve 2015 yılları ile 2016 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına ilişkin katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret artışı farklarının ödenmesi talebiyle yaptığı başvuruların reddine ilişkin kısmında da hukuka uyarlık görülmediği,
Ayrıca, 2014 ve 2015 yılları ile 2016 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına ilişkin katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret artışı farklarının ödenmesi talebinin, tarifenin sözleşme hükümleri uyarınca 2013 yılından başlamak üzere her yıl güncellenmesi sonucunda bulunan ücretler dikkate alınarak değerlendirileceğinin açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile 2014 ve 2015 yılları ile 2016 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret artışı farklarının ödenmesi talebiyle yapılan başvuruların reddine dair kısım yönünden verilen iptal kararının süre aşımı nedeniyle bozulması, temyize konu kararın diğer kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kütahya İli Yerel Yönetimler Katı Atık Bertaraf Tesisleri Yapma ve İşletme Birliğince 5355 sayılı Mahalli İdareler Birliği Kanunu’nun 6. maddesi, 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. Maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca “Katı Atık Toplama ile Ekay Ek Tesisleri Yapımı ve Tesislerin İşletilmesi için 29 yıl süreliğine İmtiyaz Hakkı Verilmesi” amacıyla projeye ait imtiyaz sözleşmesi taslağı hazırlanmıştır.
Anılan Taslağa ilişkin Danıştay Birinci Dairesinin görüşü alınmış, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı kararı ile anılan taslak uygun görülmüş ve sözleşme 23/12/2013 tarihinde … Noterliğinde davacı ile davalı tarafından imzalanmış ve 24/12/2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Davalı idare tarafından, 01/01/2014 tarihinde davacıya yer teslimi yapılmıştır.
Davacı tarafından verilen 10/05/2016 tarih ve 2016/451 sayılı dilekçe ile ücret tarifesinin 2012 yılı için belirlendiği, 2012 yılından sonraki her yıl için yıllık ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması alınarak ücret tarifesinde artış yapılması gerektiğinden bahisle 2014 yılı için; katı atıkların ücretinin 91,14 TL+KDV (uygulanan 80,00 TL+KDV), külün 22,78 TL+KDV (uygulanan 20,00 TL+KDV) olduğu ve buna göre tarife ücret artışı bedelleri toplamı olan 1.233.625,40 TL’nin ödenmesi talep edilmiştir.
Davacı tarafından verilen 10/05/2016 tarih ve 2016/450 sayılı dilekçe ile ücret tarifesinin 2012 yılı için belirlendiği, 2012 yılından sonraki her yıl için yıllık ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması alınarak ücret tarifesinde artış yapılması gerektiğinden bahisle 2015 yılı için; katı atıkların ücretinin 99,84 TL+KDV (uygulanan 87,64 TL+KDV), külün 24,96 TL+KDV (uygulanan 21,91 TL+KDV) olduğu ve buna göre tarife ücret artışı bedelleri toplamı olan 1.842.359,45 TL’nin ödenmesi talep edilmiştir.
Davacı tarafından verilen 10/05/2016 tarih ve 2016/449 sayılı dilekçe ile ücret tarifesinin 2012 yılı için belirlendiği, 2012 yılından sonraki her yıl için yıllık ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması alınarak ücret tarifesinde artış yapılması gerektiğinden bahisle 2016 yılı için; katı atıkların ücretinin 106,31 TL+KDV (uygulanan 93,31 TL+KDV), külün 26,58 TL+KDV (uygulanan 23,32 TL+KDV) olduğu ve buna göre 01/01/2016- 01/05/2016 tarihleri arasındaki döneme ait tarife ücret artışı bedelleri toplamı olan 615.175,55 TL’nin ödenmesi talep edilmiştir.
Dava konusu … tarih ve … nolu KÜKAB Encümeni Kararı ile 2014 yılı için tarifenin katı atıklar için 80,00 TL ve kül için 20 TL olarak; 2015 yılı için ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması olan % 9,55 artışla katı atık ücretinin 87,64 TL, külün ücretinin 21,91 TL olarak; 01/01/2016 tarihinden itibaren ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması olan % 6,475 artışla katı atık ücretinin 93,31 TL, külün ücretinin 23,32 TL olarak; 01/06/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması olan % 6,655 artışla katı atık ücretinin 99,52 TL, külün ücretinin 24,87 TL olarak uygulanmasına karar verilmiş ve davacının geçmiş yıllara ilişkin tarife ücret artışı farklarının ödenmesi talebi reddedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak ve yaptırmak belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında sayılmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında, belediyenin (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen hizmetleri, Danıştay’ın görüşü ve İçişleri Bakanlığının kararıyla süresi kırkdokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebileceği, hükme bağlanmıştır.
5355 sayılı Mahalli İdareler Birliği Kanununun 6. maddesinde, mahallî idare birliklerinin, tüzükte birliğe devredilmesi öngörülen mahallî müşterek nitelikli hizmetlere ilişkin olarak üye mahallî idarelerin hak ve yetkilerine sahip olduğu hükmüne, yer verilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde, atığın “Üreticisi tarafından atılmak istenen ve toplumun huzuru ile özellikle çevrenin korunması bakımından, düzenli bir şekilde bertaraf edilmesi gereken katı atık maddeleri,” olarak tanımlandığı; 11. maddesinde, “Atık üreticileri uygun metot ve teknolojiler ile atıklarını en az düzeye düşürecek tedbirleri almak zorundadırlar.
Atıkların üretiminin ve zararlarının önlenmesi veya azaltılması ile atıkların geri kazanılması ve geri kazanılabilen atıkların kaynağında ayrı toplanması esastır. Atık yönetim plânlarının hazırlanmasına ilişkin esaslar, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Geri kazanım imkânı olmayan atıklar, yönetmeliklerle belirlenen uygun yöntemlerle bertaraf edilir.
Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlüdürler.” hükmüne, yer verilmiştir.
“KÜKAB Katı Atık Toplama, Taşıma ile EKAY Ek Tesisleri Yapımı ve Tesislerin İşletilmesi İmtiyaz Sözleşmesi”nin; 1.2.8. maddesinde, sözleşme kapsamındaki işin tanımının katı atık toplama ile Ekay ek tesislerinin yapımı, işletilmesi, atık pil ve akümülatörlerin geçici depolanması için Kütahya merkezde ve transfer istasyonlarında geçici depolama alanı ayrılması, atıkların lisanslı geri kazanım/bertaraf tesislerine teslim edilmesi, ömrünü tamamlamış lastikler için Kütahya merkezde ve transfer istasyonlarında geçici depolama alanı kurulması, diğer atıklarla karışık olarak gelen ömrünü tamamlamış lastiklerin ayrıştırılması, ilgili mevzuatta belirtilen sürelerde lisanslı firmalara teslim edilerek bertaraf ettirilmesi olduğu; 1.2.20. maddesinde, “tarife”nin, idare tarafından 27/10/2010 tarih ve 27742 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca birlik tarafından 2012 yılı için belirlenmiş ve sözleşmenin 4.3.3. maddesinde yer alan miktarlar üzerinden yükleniciye yapılacak ödemelere esas teşkil eden ve her yıl, yıllık ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması alınarak oluşturulacak artış oranına göre belirlenecek olan katı atık toplama, taşıma ve bertaraf birim fiyatlarına ilişkin tarife olarak tanımlandığı;
Anılan sözleşmenin “Katı Atık Toplama, Bertaraf ve Depolama İşi Ücret Tarifesi ve Uygulanma Esasları” başlıklı 4.3. maddesinde:
“4.3.1. İdari Şartname ve mevcut mevzuat çerçevesinde Birlik tarafından belirlenecek olan Tarife kapsamında atık sahibi Üyelerce Birliğe yapılacak ödeme haricinde başka bir ödeme yapılmaz. Yükleniciye Sözleşmede tanımlı koşulların haricinde başka bir ödeme yapılamaz. Sözleşme konusu İş için avans ödemesi yapılmaz.
4.3.2. Yapılacak ödemeler için; EKAY ve EKAY Ek Tesisleri’ne giriş kantarında Yüklenici tarafından kaynağında ayrı toplanıp getirilmiş olan ambalaj atıkları, pil ve akümülatörler ve ömrünü tamamlamış lastikler hariç olmak üzere tüm atıklar için atıkları taşıyan aracın ağırlığı düşüldükten sonra yapılacak net tartma işlemi sonucunda bulunacak miktarları üye bazlı olarak aylık biçimde İdare’ye bildirilir.
4.3.3. Tarife, 2012 yılı için Birlik tarafından belirlenen;
4.3.3.1. Toplaması, taşıması ve bertarafı Yüklenici tarafından yapılacak Birlik Üyeleri için 80 (seksen) TL/Ton + KDV;
4.3.3.2. Birlik Üyeleri yöresinde oluşan konutların ısınmasından kaynaklı kül ve cürufun ilgili yerel yönetimin yetki alanı sınırları içinde gösterip, gerekli kanuni izinleri aldığı uygun alanda, Yüklenici tarafından çevre mevzuatına uygun biçimde bertaraf edilmesi şartı ile 20 (yirmi) TL/ton + KDV olarak ücretlendirilecektir.
4.3.3. Belirtilen bu bedeller, 2012 yılından sonraki her yıl için yıllık ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması alınarak oluşturulacak artış oranına göre belirlenecektir. Tespit edilmiş olan bu hizmetlerin bedeli aylık olarak Yükleniciye ödenecektir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan sözleşmenin 9.2.1. maddesinde; “Sözleşme, onaylamaya ilişkin Birlik Meclis’inin aldığı kararın kesinleşmesi üzerine, bu durumun Yüklenici’ye yazılı olarak tebliği tarihini izleyen gün yürürlüğe girer.” hükmüne yer verilmiştir.
“KÜKAB Katı Atık Toplama ile EKAY Ek Tesisleri Yapımı ve Tesislerin İşletilmesi İşi İçin İmtiyaz Hakkı Verilmesi İhalesine İlişkin İdari Şartname”nin 1.26. maddesinde, “tarife”nin 27/10/2010 tarih ve 27742 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca birlik tarafından 2012 yılı için belirlenmiş olan ve her yıl, yıllık ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması alınarak oluşturulacak artış oranına göre belirlenecek olan katı atık toplama, taşıma ve bertaraf birim fiyatlarına ilişkin tarife olarak tanımlandığı, “Teklife Dahil Olan İşletme Ücretlerinin Tanımı” başlıklı 6.8. maddesinde, “6.8.1. Tarife, 2012 yılı için Birlik tarafından belirlenen:
6.8.1.1. Toplaması, taşıması ve bertarafı Yüklenici tarafından yapılacak Birlik Üyeleri için 80 (seksen) TL/Ton + KDV;
6.8.1.2. Birlik üyeleri, toplamayı kendisi yapar ve atıklarını kendilerine en yakın transfer istasyonuna getirirlerse, bu atıkların transfer istasyonlarından düzenli depolama tesisine taşınması ve bertarafı işlerinin yapılması için her bir Birlik üyesine uygulanacak bedel 60 (altmış) TL/ton +KDV;
6.8.1.3. Birlik Üyeleri yöresinde oluşan kül ve cüruf ile küçük çaplı inşaat atıklarının ilgili yerel yönetimin mücavir alan sınırları içinde gösterip, gerekli kanuni izinleri aldığı uygun alanda, Yüklenici tarafından çevre mevzuatına uygun biçimde bertaraf edilmesi şartı ile 20 (yirmi) TL/ton + KDV olarak ücretlendirilecektir.
6.8.1. maddesinde belirtilen bu bedeller, 2012 yılından sonraki her yıl için yıllık ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması alınarak oluşturulacak artış oranına göre belirlenecektir. Tespit edilmiş olan bu hizmetlerin bedeli aylık olarak Yükleniciye ödenecektir.” kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde:
“1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
2. Bu süreler;
a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,
b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği;
Tarihi izleyen günden başlar.
3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.
4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” hükmüne,
“Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinin işlem tarihindeki halinde:
“1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
4. (Mülga : 10/6/1994-4001/6 md.)” hümüne,
“İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde:
“İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. ” hükmüne,
“Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihindeki halinde:
“İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Uyuşmazlıkta; Dairece, … tarih ve … sayılı KÜKAB Encümeni Kararının katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret tarifesi bedellerinin güncellenmesine dair kısmında hukuka uyarlık görülmediği, anılan kısmın hukuka aykırı bulunması sebebiyle, encümen kararının; davacının 2014 ve 2015 yılları ile 2016 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına ilişkin katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret artışı farklarının ödenmesi talebiyle yaptığı başvuruların reddine ilişkin kısmında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararının, … tarih ve … sayılı KÜKAB Encümeni Kararının katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret tarifesi bedellerinin güncellenmesine dair kısmı ile davacının 2016 yılı Mart ve Nisan aylarına ilişkin katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret artışı farklarının ödenmesi talebine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu encümen kararının; davacının 2014 ve 2015 yılları ile 2016 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret artışı farklarının ödenmesi talebiyle yaptığı başvuruların reddine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesinde idari işlemlerden, 13. maddesinde ise, idari eylemlerden doğan zararların karşılanması amacıyla açılacak tam yargı davalarının açılma yöntem ve süreleri düzenlenmiş; 12. maddenin atıf yaptığı 11. maddede ise “üst makamlara başvuru” düzenlenmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ve Kurulumuzun yerleşik içtihatları ışığında konu ele alındığında; somut olayda olduğu gibi ücret tarifesinde belirlenen miktarın güncellenmesi suretiyle eksik ödenen hakediş farkının giderilmesi yönünden belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde; uygulama üzerine davacı idareye başvurmuş ise, anılan Kanunun 12. maddesinin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerekmektedir.
Başka bir anlatımla, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış olan davalarda ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak hakediş farklarının verilmesi gerektiği halde; idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan farkların ilgiliye ödenmesi mümkün bulunmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda uyuşmazlık incelendiğinde, davacının, 10/05/2016 tarihli başvurusunun reddedilmesi üzerine 23/06/2016 tarihinde açılan bu davada, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü (25/02/2016) geçmemek üzere başvuru tarihinden geriye doğru 60 gün içinde kalan ilk uygulamanın yapıldığı 11/03/2016 tarihinden itibaren hakediş farklarının tazmininin mümkün olduğu, bu tarihten önceki döneme ilişkin farkların süreaşımı nedeniyle tazminine imkan bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu çerçevede, 2016 yılı Şubat ayı ödemesinin 08/03/2016 tarihinde yapıldığı, 2016 yılı Ocak ayı ile 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin ödemelerinse bu tarihten önce yapıldığı dikkate alındığında, Daire kararının anılan dönem yönünden verilen iptale ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 04/11/2020 tarih ve E:2019/2490, K:2020/10385 sayılı kararının … tarih ve … sayılı KÜKAB Encümeni Kararının katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret tarifesi bedellerinin güncellenmesine dair bölümü ile 2016 yılı Mart ve Nisan aylarına ilişkin ödemelere dair bölümü yönünden verilen iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan kararın, dava konusu işlemin; davacının 2014 ve 2015 yılları ile 2016 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret artışı farklarının ödenmesi talebiyle yaptığı başvuruların reddine dair bölümü yönünden verilen iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/12/2021 tarihinde onamaya ilişkin kısım yönünden oybirliği bozmaya ilişkin kısım yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Uyuşmazlıkta, Kurulumuz çoğunluğu tarafından; davacının anılan sözleşme kapsamında gördüğü hizmete ilişkin 2014 ve 2015 yılları ile 2016 yılı Ocak, Şubat aylarına ilişkin katı atık toplama bertaraf ve depolama ücret artışı farklarının ödenmesi talebiyle yaptığı başvuruların reddine dair kısım yönünden davanın süresinde açılmadığı değerlendirilmektedir.
Ancak, davaya esas başvurunun konusunun mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte ve 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında her zaman idareye başvuruda bulunulabilecek hususlardan olduğu dikkate alınmalıdır.
Bu sebeple, davacı tarafından bu kapsamda yapılan 10/05/2016 tarihli başvuruların reddi yolundaki dava konusu işlemin 30/05/2016 tarihinde tebliği üzerine, 23/06/2016 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu görüldüğünden bu kısım yönünden de işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla kararın bozmaya ilişkin kısmına katılmıyoruz.