Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/2189 E. 2016/5632 K. 28.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2189
KARAR NO : 2016/5632
KARAR TARİHİ : 28.03.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, müvekkili şirketin hak sahibi olduğu dinlenme tesisinde müvekkil şirkete ait malların haczedildiğini, haciz işleminin yapıldığı yerin, müvekkili şirket tarafından işletme sözleşmesiyle dosyada borçlu görünen şirkete teslim edildiğini, ancak daha sonra sözleşmenin feshi ile haciz yapılan yerin müvekkili şirket tarafından işletilmeye başlandığını, belirterek istihkak davalarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; davalı borçlu şirket yetkilisinin fesih tarihinden sonra yapılan haciz sırasında hazır olduğunu istihkak iddiasının haksız olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı 3. kişi tarafından sunulan belgelerin istihkak iddiasını ispata yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3. kişinin, İİK’nun 96. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak talebine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacı 3. kişi ve borçlu şirket arasındaki 13.03.2009 tarihli işletme sözleşmesine göre tesis içerisindeki demirbaşların davalı borçlu tarafından tedarik edildiği, söz konusu sözleşme 02.05.2011 tarihinde feshedilmiş olmasına rağmen12.05.2011 tarihinde yapılan haciz sırasında borçlu şirket yetkilisinin hazır bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Davacı 3. kişi tarafından bu yasal karinenin aksinin kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 90.00 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 28.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.