Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/1571 E. 2016/7460 K. 18.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1571
KARAR NO : 2016/7460
KARAR TARİHİ : 18.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Anayasanın 141/3, CMK’nın 34 ve 230. maddelerine göre Yargıtay’ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin yapılması gerekirken, iddianame anlatımında, sanıkların ne dedikleri açıkça yazılmadan “örgüt adına tehdit ettiği” iddiasına yer verildiği halde uygulanması istenilen madde olarak TCK’nın 106/2-d maddesine değil, 106/2-c maddesine yer verildiği de gözetilerek sanığa yüklenen ve sabit olduğu kabul edilen tehdit suçunun ne şekilde oluştuğu, unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, CMK’nın 34, 230. maddelerine aykırı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
2)Olayın tek tanığı …’in, soruşturma aşamasındaki ifadesinde “Yaklaşık 40 kişilik bir grup içinden 4-5 kişinin, katılanı tekme tokat atarak aşırı şekilde, linç eder gibi dövdüğünü, bazılarının ise katılanın büfesinin camlarına zarar verdiğini, bırakın diye bağırdığını, kalabalık grubun “fuhşa son, uyuşturucuya son” diye slogan atıp dağıldığını, katılanı döven 4-5 kişiden 2-3 tanesinin yüzlerinin kapalı olduğunu, yüzleri açık olanları görse tanıyabileceğini, camlarını kıranları ise olay aniden geliştiği için görse de tanıyamayacağını beyan ettiği, duruşmada ise katılanı ve sanıkları tanıdığını beyan etmesine rağmen, tehdit eyleminden bahsetmediği ve teşhis işleminin de yaptırılmadığı anlaşılmakla; tanıktan, katılana vuran ve malına zarar veren kişilerin sanıklar olup olmadığı açıkça sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hükümler kurulması,
3)Emanete alınan ve olay tarih ve saatindeki mobese görüntülerini içeren CD’ye ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Sanık …’in sabıka kaydında yer alana eski mahkumiyet kararlarının niteliği ve infaz tarihlerine göre ve sanık …’nin ise TCK’nın 58/5. maddesi hükmüne göre mükerrir olmadığı ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeden, TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanması,
5)Katılanın, eylemin tarihinin 29.10.2009 olduğunu beyan etmesi karşısında, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 05.11.2009 olarak yazılması,
6)Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile …’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.