Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/3790 E. 2016/5284 K. 25.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3790
KARAR NO : 2016/5284
KARAR TARİHİ : 25.05.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İkna suretiyle irtikap
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafiin yasal süresinden sonra yaptığı ve hükmolunan sonuç ceza miktarı itibariyle de koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında katılan …’a yönelik eyleminden verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine sadece “memuriyet görevinden yasaklanmasına” şeklinde sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik eylemlerinden verilen mahkumiyet hükümlerin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağına dair TCK’nın 43/2. maddesi nazara alınarak, mağdur …’in 10/09/2009 tarihli celsede Tapu Müdürlüğüne diğer mağdur … ile ayrı ayrı, talimat mahkemesindeki 28/09/2010 ifadesinde ise birlikte gittiklerini beyan etmesi, 22/02/2006 tarihli rızai taksim sözleşmesinde her ikisinin birlikte işlem yaptığının anlaşılması karşısında, mağdurların tekrar dinlenerek sanığın her iki mağdura yönelik olarak suçu tek bir fiille işleyip işlemediği açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde iki ayrı hüküm kurulması,
TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine sadece “memuriyet görevinden yasaklanmasına” şeklinde sınırlı uygulama yapılması,
Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 25/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.