Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/16391 E. 2016/2577 K. 10.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16391
KARAR NO : 2016/2577
KARAR TARİHİ : 10.03.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin 05/11/2012 günlü celsede bilirkişi raporunu tebliğ almadıklarını, süre verildiği takdirde raporu inceleyerek beyanda bulunmak istediklerini ifade etmesine rağmen bu konuda karar verilmeksizin yargılamanın sonlandırılması suretiyle CMK’nın 67/5. maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
Doğrudan temin usulüyle alıma konu olan malzemelerin tek seferde alınabilecek nitelikte olduğu, 4734 sayılı Yasada yer alan ihale yöntemlerinden kurtulmak amacıyla bu alımların kısımlara bölünerek gerçekleştirildiği, şüphelilerin açık ihale usulüyle yapılması gereken bir alımı doğrudan temin usulüne dönüştürmek suretiyle yaptıkları ve bu nedenle kamu zararına sebebiyet verdikleri iddiasıyla kamu davası açılmış olması karşısında, ihale usulüyle yapılması gereken bir ihalenin doğrudan temin usulüyle yapılması isnadında bulunulması nedeniyle bu fiile ilişkin olarak sanıklardan Coşkun’un savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı nazara alındığında, sanık …’nin 4734 sayılı Kanunun 5. maddesine aykırı olarak, miktarı itibariyle ihaleye tabi alımı, başka isteklilerin kolaylıkla bulunabileceği mahalde kısımlara bölerek doğrudan temin yoluyla alım yöntemini kullanarak yaptırdığı, bu suretle Kamu İhale Kanununun temel ilkelerine aykırı davranarak alımı gerçekleştirdiği kişiye menfaat sağladığı ve doğrudan temin usulünün bir ihale usulü olmaması da nazara alındığında görevi kötüye kullanma suçunun sübuta erdiği bu nedenle de sanık …’nın mahkumiyetine diğer sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle yazılı şekilde tüm sanıkların beraatlerine hükmolunması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.