Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/31840 E. 2016/3448 K. 22.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31840
KARAR NO : 2016/3448
KARAR TARİHİ : 22.02.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde uluslararası tır şoförü olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 10/12/2011 tarihinde yurda giriş yaparken kaçak mal taşıma suçundan yakalandığını…. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/543 esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, iş sözleşmesinin bu sebeple 4857 sayılı yasanın 25/II-e maddesi gereğince haklı olarak feshedildiğini, tazminatlara hak kazanmadığı gibi ödenmemiş işçilik alacağı da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin işveren tarafından önce ticari karar sebep gösterilerek sona erdirildiği bundan sonra ise kaçakçılık suçu gerekçe gösterilerek sona erdirildiği buna göre iş sözleşmesi 31/12/2011 tarihinde davacıya gönderilen fesih ihbarıyla sona erdiğinden artık ortada geçerli bir iş sözleşmesi bulunmadığı ve bu tarihten sonra yapılan ikinci feshin hukuki bir anlam ifade etmediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı ayrıca yıllık izin ücreti alacağı da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı taraf dava dilekçesini tebliğ aldıktan sonra 2 haftalık süre içinde davaya cevap vermenin daha uzun süreceği gerekçesi ile cevap süresinin uzatılmasını istemiş ise de, Mahkemece herhangi bir gerekçe de yazılmadan dilekçenin üzerine talebin reddedildiği şerhi konulmuştur.
6100 sayılı HMK’nın 317/2 madde hükmüne göre ek süre talebi hakında verilen kararın davalıya tebliğ edilmesi gerekirken bildirim yapılmadığı ve davalının ek iki haftalık süre içinde cevap dilekçesi sunduğu ancak Mahkemece cevap dilekçesinin süresinde olmadığının kabul edildiği görülmüştür. Öte yandan yapılan ilk oturumda davalı tarafça delillerin toplanması talep edilmiş ise de bu konuda da Mahkemece bir işlem yapılmadığı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan yargılama usulündeki hatalar davalının adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte olup davalının cevap dilekçesi süresinde kabul edilip delilleri de toplanıp bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.