Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/15677 E. 2016/576 K. 19.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15677
KARAR NO : 2016/576
KARAR TARİHİ : 19.01.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Zincirleme tefecilik suçundan iki kez mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilerek; sanığın 2007 ve 2008 yıllarında kazanç elde etmek amacıyla işyerinde bulunan pos cihazlarından gerçek mal veya hizmet alım satımına dayanmayacak şekilde komisyon karşılığı birden çok kişiye ait kredi kartlarından çekim yaptığının iddia edilmesi karşısında, vergi incelemesi sonrasında düzenlenen ayrıntılı raporlar kurumdan istenip kredi kartlarından yüksek miktarlı ve yoğun şekilde kullanılanların sahipleri belirlenerek suçun mağduru olarak dinlenilmeleri, sanığın savunmasında belirttiği Medeni Nazlı isimli kişinin tanık olarak beyanının alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
Kabule göre;
Sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlediği, fiilin zincirleme suç olarak kabulüyle aynı Kanunun 3, 61. maddeleri de gözetilerek tek hüküm kurulması gerektiği nazara alınmadan ve suç kastının nasıl yenilendiği, eylemlerin neden bağımsız suç kabul edildiği denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden iki ayrı zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.