YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3816
KARAR NO : 2016/3478
KARAR TARİHİ : 22.02.2016
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile izin ücreti, şua izni ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, fiili hizmet zammı primi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 22.04.2006 – 18.03.2010 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde radyoloji teknikeri olarak, aylık brüt 1.327,00-TL ücret ile iş sözleşmesinin feshi tarihinden önceki bir yıl haftada 5 gün, 09:00 -19:00 saatleri arasında ve öncesinde haftada 5 gün 09:00 – 19:00 saatleri arasında ve haftada 1 gün 09:00- 18:00 saatleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin 18.03.2010 tarihinde davalı tarafından haksız feshedildiğini, feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile davalı şirket aleyhine…..İş Mahkemesi’nin 2010/271 esas sayılı dava dosyası ile yürütülen davanın yargılaması sonunda feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verildiğini, kararın Yargıtay 22.HD’nin onama kararı ile kesinleştiğini, kararın kesinleşmesini takiben davalı tarafından… İş Mahkemesi’nin 2010/271 esas, 2011/54 karar sayılı kararı ile hüküm altına alınan tazminatların ödendiğini ancak diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, şua izin alacağı, fazla çalışma, genel tatil ve fiili hizmet zammı prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkili şirket bünyesinde 22.04.2006 – 18.03.2010 tarihleri arasında radyoloji teknisyeni olarak çalıştığını,…. l.İş Mahkemesi’nin davacının işe iadesine dair kararının Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğini, kararın kesinleşmesini takiben davacının işe başlatılmak üzere başvuruda bulunduğunu, davacının işe başlatılmaması nedeniyle davacıya 20.07.2012 tarihinde 4 aylık boşta geçen süreye ait ücretleri ve 4 aylık iş güvencesi tazminatının ödendiğini, davacının düzenlenen ibraname ile şirketten herhangi bir alacağının kalmadığını beyan ettiğini, davacının işyerinde hekim yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, 16.04.2007 tarihinden sonra da röntgen teknikeri olarak çalışmaya devam ettiğini, davacının röntgen teknikeri olarak çalıştığı dönemde izinlerini kullandığının özlük dosyasında bulunan imzalı izin formları ile sabit olduğunu, davacı ile akdedilen 01.06.2009 tarihli iş sözleşmesi ile davacının haftalık 50 saate kadar çalışma yapabileceğinin belirlendiğini, davacının haftalık 44 saat çalışma yaptığını ve günlük 9 saate çalışmadan kaynaklanan farkın tediye makbuzu karşılığında davacıya ödendiğini, bu nedenle davacının fazla çalışma ücret alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir. Buna göre varsa yıllık 270, haftalık 5,2 saati aşan fazla mesai ücret alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken, davacının yılda 270 saatlik fazla çalışmasının dışlanmaması hatalıdır.
3-Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta dava kısmi dava olup, davacı 07/11/2013 harç tarihli ıslah dilekçesini verdikten sonra, dilekçe davalı vekiline 02/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı vekili 11/12/2013 tarihinde zamanaşımı itirazında bulunduklarını bildirmiştir. Mahkemece davalı tarafça süresinde yapılan zamanaşımı savunmasının değerlendirilmemesi hatalıdır.
4-Hüküm altına alınan miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.