YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/767
KARAR NO : 2016/5614
KARAR TARİHİ : 28.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık … hakkında; 17/10/2012 günü, yaşlarının küçük olması nedeniyle ayrı bir soruşturma konusu edilen kardeşleri … ve … ile mağdurların işlettiği internet kafede iken mağdurlarla tartıştıkları, suça sürüklenen çocuk …’nın “verin şu bıçağı” demesi üzerine sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’nin çıkarttıkları bıçakları göstererek mağdurlar … ve …’yı kovaladıkları, sanık …’ün TCK’nın 106/2-a-c maddesindeki suçu işlediği iddiası ile,
Suça sürüklenen çocuklar … hakkında ise; 17/10/2012 tarihinde, sanık … ile birlikte tehdit suçunu işledikleri, 23.10.2012 günü de babaları İsmail ile aynı internet kafeye gelerek mağdur …’ya hitaben “Sizi burada barındırmayız, siz mahvoldunuz” diyerek tehdit ettikleri, TCK’nın 106/2-a-c, 43 maddesindeki suçları işledikleri iddiası ile,
Dava açıldığı, sanık … ve suça sürüklenen çocuklar … ve …’nın babası … hakkında başka bir dosyada mağdurlar … ve …’ya hakaret ve yaralama suçundan açılan davada, şikayetten vazgeçme nedeni ile düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, sanık … hakkında, yüklenen suçların kanıtlanamadığı gerekçesi ile beraat kararı verilirken, suça sürüklenen çocuklar hakkında, 23.10.2012 tarihli eylemin kanıtlandığı gerekçesi ile TCK’nın 106/2-a-c maddeleri gereğince mahkumiyet kararı verilmiş, 17.10.2012 tarihli eylemin kanıtlanıp kanıtlanmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadan TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İddianamede, suça sürüklenen çocukların, 23.10.2012 tarihli eylemde silah kullandıklarına ilişkin herhangi bir anlatıma yer verilmemiştir. Gerekçeli kararda, 17.10.2012 tarihli silahla işlendiği iddia edilen eylem hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması, buna karşın TCK’nın 43. maddesinin de uygulanmaması karşısında; sanık ve suça sürüklenen çocukların, 17.10.2012 ve 23.10.2012 tarihinde işledikleri iddia edilen eylemlerin, mevcut kanıtlara göre ayrı ayrı değerlendirilmesi, kanıtlanamayan eylemler hakkında beraat, kanıtlananlar hakkında ise mahkumiyet kararı verilmesi, kanıtlanan eylemlerin aynı suçu işleme kararı ile gerçekleştirilmesi halinde TCK’nın 43/1 maddesinin uygulanması gerekirken, yetersiz gerekçelerle sanık … hakkında beraat, suça sürüklenen çocuklar hakkında ise 23.10.2012 tarihinde işledikleri, TCK’nın 106/2-c maddesinde tanımlanan birlikte tehdit suçu yanında, CMK’nın 225/1. maddesine aykırı olarak eylemin silahla işlendiği kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ve suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.