YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25092
KARAR NO : 2016/5562
KARAR TARİHİ : 22.03.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Velayet-Manevi Tazminat
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; tamamına yönelik olarak, davalı-davacı erkek tarafından ise; müşterek çocuklar … ve …’ın velayetleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı erkek, tarafların müşterek çocuğu olarak kayıtlı bulunan Abdullah Talha’nın başka bir erkekten olduğunu ileri sürmüş, bu çocukla ilgili …. Aile Mahkemesinde görülmekte olan 2013/278 esas sayılı dosya ile soybağının reddi davası açmıştır. Boşanma ve fer’ileri yönünden soybağının reddi davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerekirken, bu yön göz önünde tutulmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Mahkemece 12.03.2013 tarihli ara kararı ile Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca davacı-davalı kadın lehine aylık 400,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş, nihai hükümde ise, ara kararla hükmedilen bu tedbir nafakasının, dava tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmiştir. Toplanan delillerle; davacı-davalı kadının çalışmadığı, herhangi bir gelir ve malvarlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma davası açılmakla, eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar ve istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) alınması gereklidir (TMK m. 169). Lehine tedbir nafakasına hükmedilen veya tedbir nafakası talep eden tarafın yargılama sırasında belirlenen kusuru Türk Medeni Kanununun 169. maddesindeki nafaka tedbirinin uygulanmasına engel değildir. Davacı-davalı kadının tedbir nafakası alma ihtiyacının ortadan kalktığına ilişkin bir delil bulunmadığı ve bu nedenle tedbir nafakasının, davanın esasına ilişkin kararın kesinleşme tarihine kadar devam ettirilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 1. bentte gösterilen bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22.03.2016(Salı)