Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8464 E. 2016/4950 K. 30.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8464
KARAR NO : 2016/4950
KARAR TARİHİ : 30.03.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan Elektrik Satış Sözleşmesi enerji açma tutanağı, tüketim bedeli endeks bilgi formuna göre elektrik alımı 200/5 akım trafosu ve 40 endeks çarpanı olması gerektiği halde, abonelik sisteminde kayıt esnasında yapılan hatadan ötürü 100/5 akım trafosu ve 20 çarpan olarak işlendiğinin anlaşıldığını, bu nedenle davalının faturasının 100/5 ve 20 çarpan olarak değerlendirilerek eksik fatura tahakkuk edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ödenmediği ileri sürülen alacakların zamanaşımına uğradığını, elektrik borcunun bulunmadığını savunarak; davanın reddi ile davacının %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 45.642,92TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar ve kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/1.maddesinde: “Ticaret şirketleriyle, gayesine varmak için ticari bir işletme işleten dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince hususi hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi amme hükmi şahısları tarafından kurulan teşekkül ve müesseseler dahi tacir sayılırlar.” Hükmü yer almaktadır.
Maddede yer alan “ticari şekilde işletilmek” kavramına ise 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 11/1.maddesinde yer verilmiş; maddede aynen “Ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer müesseseler, ticari işletme sayılır” denilmiştir.
Aynı Kanunun 12/11.maddesinde ise “su, gaz, ve elektrik dağıtma, telefon ve radyo ile haberleşme yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları” ifade edilmektedir.
Yine aynı Kanunun 13.maddesinde yer alan “bir müessesenin işlerinin hacim ve ehemmiyeti, ticari muhasebeyi gerektirdiği ve ona ticari ve sınai müessese şekil ve mahiyeti verildiği takdirde bu müessese de ticari işletme sayılır” hükmü ile de; müessesenin işlerinin hacim ve öneminin ticari muhasebeyi gerektirmesi ve ona ticari ve sınai bir müessese şekil ve mahiyeti vermesi halinde bunun da ticari işletme sayılacağı, belirtilmiştir.
Diğer taraftan, Ticaret Sicili Nizamnamesi’nin 13/2.maddesine göre, kamu tüzel kişileri tarafından kurulan iktisadi işletmeler tüzel kişilikleri bulunmasa dahi bir ticaret unvanı seçmeye ve kullanmaya mecbur oldukları gibi, kurucu kamu tüzel kişileri de bu iktisadi işletmeleri ticaret siciline kaydettirilmek zorundadır. Keza doktrinde de ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmek üzere kurulan bütçesi ve mameleki kamu tüzel kişisi tarafından ayrılmış iktisadi işletmeler “tacir” sayılmışlardır.
Somut olayda; davacı …’ nin, TEDAŞ ve diğer üreticilerden toptan aldığı elektriği, EPDK’nın yayınlamış olduğu yönetmeliklere uygun şekilde davalı dahil üyelerine vereceği taraflar arasında yapılan 16.06.2008 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi ile kararlaştırılmış olup davacı …’nin Türk Ticaret Kanunun 12/1 maddesi uyarınca elektrik dağıtım işi yapmakla ticarethane sayılması gerektiği kuşkusuzdur.
Davacı … “Organize Sanayi Bölgeleri Hakkındaki 4562 Sayılı Kanunun 5.maddesinde belirtildiği üzere bir özel hukuk tüzel kişisidir. Ayrıca 29.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmak suretiyle yürürlüğe giren Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine ilişkin Yönetmeliğin 1. ve 4.maddelerine göre, ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte, yaptığı işler itibariyle de ticarethane sayılmaktadır.
Nitekim, ASKİ Genel Müdürlüğü ile ilgili olarak önüne gelen bir ihtilaf nedeniyle Hukuk Genel Kurulu 21.09.1983 gün ve E:1980/11-2721, K:1983/823 sayılı ilamıyla;ASKİ tarafından “görülen hizmet bir kamu hizmeti ise de faaliyetin özel hukuk kuralları altında yapıldığını kabulle TTK’nun 18/1.maddesi anlamında tacir sayılacağına” karar vermiş; aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu’nun İSKİ ile ilgili olarak verilen 29.11.1995 gün ve E:1995/11-647, K:1043; 03.10.2007 gün ve E:2007/4-597, K:2007/694, 15.06.2012 gün ve 2012/4-168 E,2012/397)sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
6102 sayılı TTK.nun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Bu tür ticari davalara ise Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılır. (TTK m.
Eldeki dava da, davacının gerçekleştirdiği elektrik dağıtım işinden kaynaklanan ve davacı tarafından tahakkuk ettirilen faturalarda eksik tahakkuk yapılması nedeniyle alacağın tahsiline ilişkin itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın çözümü Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi içerisindedir.
Hal böyle olunca, mahkemece; davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması gerektiği gözetilerek, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.