YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35769
KARAR NO : 2016/462
KARAR TARİHİ : 12.01.2016
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
DAVA :Davacı Şirket vekili sözleşmeden kaynaklanan rekabet yasağına bağlı cezai şartın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından İş Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı Şirket avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası 2797 Sayılı Yargıtay Yasa’sının 6644 Sayılı Yasa ile değişik 60. Maddesi uyarınca oluşturulan Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu‘ nun 24.11.2015 tarih ve 2015/ 18330 E. 2015/ 19244 K. sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılması için Dairemize gönderilmiştir.
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun aldığı Yargıtay İş Bölümüne İlişkin 19.01.2015 tarih ve 2015/8 sayılı kararda Dairemizin ihtisas alanı “İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku” Temel görevi ise “ İş Hukuku “ olarak belirlenmiştir.
Bu iş bölümüne göre Dairemiz İş Mahkemeleri yada Asliye Hukuk Mahkemelerinin İş Mahkemesi sıfatı ile verdiği kararların temyiz incelemesi ile görevli olduğu, HİİK. nun kararı ile Dairemize gönderilen dava dosyasında ise karar Asliye Ticaret Mahkemesince verildiğinden kararın temyiz incelemesi görevi Dairemize ait değilse de, 2797 Sayılı Yargıtay Yasa‘ sının 6644 Sayılı Yasa ile değişik 60. Maddesi uyarınca oluşturulan Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu’nun kararları kesin olup, temyiz incelemesi zorunlu olarak Dairemiz tarafından yapılması gerektiğinden, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı Şirket vekili taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 8. Maddesindeki rekabet yasağına uymayan davalı işçiden rekabet yasağına bağlı 6 aylık brut ücret karşılığı 12.589,07 TL. cezai şart alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı iş mahkemelerinin görevli olduğunu, sözleşmenin 8. Maddesinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece “cezai şart alacağının iş sözleşmesinden kaynaklandığı” gerekçesi ile İş Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı Şirket avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olup, öncelikle dikkate alınması gereken husus uyuşmazlığın 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi sebebiyle cezai şart alacağı istemektedir. Rekabet yasağının iş sözleşmesinin bitiminden sonraki bir tarihte ihlal edilmesi iş mahkemelerini görevli olmaktan çıkarmaktadır. Ayrıca rekabet yasağının belirlenmesinde ticari sırrın ne olduğu uzman mahkemelerce değerlendirilmesi gereken ve piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur. Kaldı ki, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesiyle kanun koyucu çok açık bir şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 444 maddesinden kaynaklanan rekabet yasağına ilişkin davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür. Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardandır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 6772 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 818 Sayılı Borçlar Kanunu döneminde verdiği 29.02.2012 Tarih 2011/11-781 Esas- 2012/109 Karar sayılı ilamında da hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen 818 sayılı Kanun’un 348. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken uyuşmazlıklara ilişkin davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-3. maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığı ve mutlak ticari davaların görülme yerinin ise, açık biçimde ticaret mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesiyle kanun koyucu çok açık bir şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 444. maddesinden kaynaklanan rekabet yasağına ilişkin davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüş olup, HGK. nun görüşü değişmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece mutlak şekilde ticaret mahkemelerinin görevine giren davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten, BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.