YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25030
KARAR NO : 2016/596
KARAR TARİHİ : 13.01.2016
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket nezdinde şube müdür yardımcısı olarak çalışmakta iken iş sözleşmesi davalı işveren tarafından geçerli bir sebebe dayanmadan 08.09.2014 tarihinde feshedildiğini, 7 Eylül pazar geçesi 10.30da davalı bankaca arandığını ve kendisine ”yarın sabah çalıştığınız şubeye gitmeyin Bölge Müdürlüğüne gidin insan kaynakları ile görüşün.” dendiğini fakat müvekkil yine de sabahtan şubesine giriş yaptığını, oradan Bölge Müdürlüğüne geçtiğini, dönüşte de yine şubesine döndüğünü ve oradan çıkış yaptığını bu hususun ise giriş çıkış kayıtları ile sabit olduğunu, Bölge Müdürlüğü’ne gittiği gün 60 kişinini de aynı şekilde çağrıldığını ,yine kendisinden önce 4 Eylül 2014 Cumartesi günü de 200 kişinin iş akdine son verildiğini, davacı içeriye girdiğinde kendisine 3 ay ücretsiz izin vereceğiz ya da hazırlanan sözleşmeyi imzalaması gerektiğini , izin kullanma hakkını tercih ettiğinde ise aslında böyle bir uygulamanın olmadığı sadece prosedür olarak yazıldığını eğer sözleşmeyi imzalamazsa evine çok uzakta daha altta bir ücret ve konum ile başka bir şubeye göndeririz diye açıklama yapıldığını, bu nedenle sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, ik akdinin son derece kötü niyetle geçerli neden olmaksızın feshedilmiş üstelik kurnaz bir planla iş akdi çalışan tarafından feshedildi süsü verildiğini beyan ederek davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili banka bünyesinde çalışma hayatına devam etmekte olan davacının Bankanın ihtiyaçları doğrultusunda 09.09.2014-30.11.2014 tarihleri arasında izne ayrılması kararı verildiğini, davacının 3 aylık bir süre zarfında izne ayrıldığında maddi olarak sıkıntıya gireceğini bu nedenle istifa ettiğini, bunun üzerine istifanın kabul edildiğini, işe iade davasının yasal koşullarının oluşmadığını, davacının istifa ettiğini bu nedenle işe iadesini talep etmesinin mümkün olamayacağını, ücretsiz izin teklifinin iş sözleşmesinin feshetmek olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshinin işverence yapıldığı, geçerli nedene dayandığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız). Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacının iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli nedene dayanmadan sonlandırıldığının kabulü yerindedir. Davacı 01.11.2012-08.09.2014 tarihleri arasında çalışmıştır. İşe başlatmama tazminatı kısa kararda doğru olarak 4 ay belirlenmişken gerekçeli kararda 5 ay belirlenmiştir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki farklılık bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 194.20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.800 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 13/01/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.