Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/33738 E. 2016/1992 K. 26.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33738
KARAR NO : 2016/1992
KARAR TARİHİ : 26.01.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, %5 fazla alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı bünyesinde yer alan . . Ankara Temsilciliğinde kameraman olarak fazla mesai yaptığını ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek, fazla çalışma, genel tatil ile %5 fazla alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının ücretine fazla mesai ücretinin dahil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 03.07.2014 tarih ve 2013/5471 E.,2014/23298 K. sayılı ilamıyla;
“1- … davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ücretinin ücrete dahil olup olmadığı ve %5 fazladan yapılan indirimin oranı noktalarında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacının davalı yanında kameraman olarak Basın İş Kanununa tabi çalıştığı tartışmasızdır. Taraflar arasında imzalanan 14.02.2006 tarihli iş sözleşmesinde davacının ücretine yıllık 270 saat fazla çalışmanın dahil olduğu düzenlenmiştir. Davacının aktin altına ihtirazi kayıt olarak yazdığı “bu sözleşme 10.07.1992 den beri devam eden hizmet ilişkimi sona erdirmeyip ve ikale hükmünde olmamak kaydı ile yenilenen bir sözleşme olarak kabul edilmek kaydı ile tarafımca kabul ve imza edilmiştir.” cümlesinden fazla çalışmanın ücrete dahil olmasını kabul etmediği anlamı çıkmamaktadır. Bu nedenle iş sözleşmesindeki hükme değer verilerek yıllık 270 saat fazla mesainin ücrete dahil olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3. …. davacının %5 fazla alacağından yapılan indirim yeterli olmadığından mahkemece daha yüksek bir oranda indirim yapılmaması da ayrı bir bozma nedenidir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyuşmuş ve bilirkişiden ek rapor alınarak “ Davacının 4.300,05 TL net fazla mesai ücret alacağı, 30.852,15-TL net fazla mesai ücret alacağı % 5 fazlalığı alacağı, 532,00 TL net ulusal bayram ve genel tatil asıl alacağı, 4.166,96 TL net ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının % 5 fazlasının 06.02.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazla mesai ücreti alacağı, fazla mesai ücreti alacağının %5 fazlası, ulusal bayram ve genel tatil asıl alacağı ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin % 5 fazlalığı taleplerinin fazlaya ilişkin kısımlarının ayrı ayrı reddine” karar verilmiş, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının %5 fazlılık alacaklarına ise %90 indirim uygulanmıştır.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dava tarihinin ” 08.02.2010 ” olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında ” 24.09.2014 ” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, vekalet ücreti noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücretinin %5 fazlalıklarından dolayı vekalet ücretine hükmedilmediğinin belirtilmesine ve buna bağlı olarak fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretinin asıl alacak miktarlarının reddedilen toplam 15.070,43 TL. üzerinden davalı lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 1.808,45 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 10.478,62 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti ile ilgili (8.) bendindeki “10.478,62” rakamının hükümden çıkartılarak yerine “1.808,45” rakamının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 26.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.