Danıştay Kararı 10. Daire 2021/2959 E. 2021/6699 K. 22.12.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/2959 E.  ,  2021/6699 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2959
Karar No : 2021/6699

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN_KONUSU :
2017 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin “Kısaltmalar ve Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (b) bendinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI :
1-Davalı idarenin hem at yetiştiricisi, hem yarış düzenleyicisi olması nedeniyle yetiştirdiği atları pahalı fiyata sattığı, yarışlarda rakipsiz koşturarak haksız kazanç elde ettiği, eşitlik ilkesine aykırı davrandığı,
2-Dava konusu düzenleme ile özel hara yetiştirmesi olan WAHO’ya kayıtlı safkan Arap atlarının yarışlara katılımının önemli ölçüde azaltıldığı ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI :
1-Safkan Arap atlarına mahsus ırk vasıflarını muhafaza etmenin 5996 sayılı Kanunla verilmiş bir görev olduğu, WAHO dahil hiçbir kurumun yarış programlarının belirlenmesi ve şartlara müdahale yetkisinin bulunmadığı,
2-Devlet haralarında yapılan yetiştiriciliğin temelinin ıslah yoluyla safkan Arap atı yetiştiriciliği olduğu, bu bağlamda devlet haralarında at yetiştirilmesi çabalarının sonucunun saptanmasının da önem taşıdığı, bu amaçtan hareketle devlet haralarında yetişen atlara has yarışlar düzenlenmesinin ve katılma bakımından sınırlama getirilmesinin doğal olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 2017 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin “Kısaltmalar ve Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (b) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun’un 8. maddesinde; “Yarışların şartlarına, tertip, icra ve inzibatına, hipodrom ve yarış yerlerinin tanzim ve idaresine, yarış programları, ikramiyeler veya müşterek bahislere dair teknik, idarî, malî ve inzibatî hususlara, Yüksek Komiserler Kurulunun teşekkül sureti, görev ve yetkilerine, … yarışların ve yetki verilmiş dernek, belediye ve il özel idarelerinin murakabe ve teftiş tarzı ile doping muayenelerine ait usuller, bu Kanun ve uluslararası yarış esasları ile memleket ihtiyaçları ve işin icaplarına göre Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
At Yarışları Yönetmeliği’nin “Koşulara katılacak atlar” başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında; “Safkan atlara mahsus koşulara, koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe, 24 ve 25. maddelerde belirtilen ırklara mensup ve soy kütüğüne kayıtlı atlar katılır. Soy kütüğüne kayıtlı kısrağın yurt içinde veya yurtdışında çiftleşmesi sonucunda yurtdışında doğan ve doğduğu yıl içinde Türkiye’ye getirilen taylar Türkiye’de doğmuş sayılır.” hükmüne, “Koşulara katılabilecek Safkan Arap Atları” başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında ise; “Safkan Arap Atlarına mahsus koşulara, koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe, Türkiye’de doğmuş safkan Arap Atları ve doğduğu yıl içinde yabancı ülkelerden getirilen ilgili atların soy ağaçlarında 2011 yılı itibarıyla geriye doğru en az dört nesil ana baba doğrulaması olan veya bunların soyundan gelen ve eşkal muayenesi yapılmış safkan Arap atları katılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
2017 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin “Kısaltmalar ve Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (b) bendinde; “(DHÖ)
● Devlet Harası yetiştirmesi olan atların katılabileceği koşuları,
● Anası ve babası Devlet Harası Yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile bu atların Devlet Harası Yetiştirmesi veya Devlet tarafından ithal edilen veya Devlet tarafından satın alınan aygırlar ile çiftleşmesi sonucu doğan atlar ve bunların soyundan gelen atların katılabileceği koşuları,
● 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının Devlet Harası Yetiştirmesi veya Devlet tarafından ithal edilen veya Devlet tarafından satın alınan aygırlar ile çiftleşmesi sonucu doğan atlar ve bunların soyundan gelen atların katılabileceği koşuları” ifade ettiği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, özel bir yetiştirici tarafından 2002 yılında ithal edilen WAHO (Dünya Arap Atı Organizasyonu)’ya kayıtlı safkan Arap atı olan “Kaızbert” isimli aygırdan doğan tayları satın aldığı, ancak bu tayların dava konusu genel hükümlerin 3. maddesinin (b) bendinde belirtilen “DHÖ” tanımı içerisinde kalmaması nedeniyle davacıya ait atların katılabileceği yarışların önemli ölçüde azaldığı, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğundan bahisle, düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun ve bu Kanun ile uluslararası yarış esasları, memleket ihtiyaçları ve işin icaplarına göre çıkarılan At Yarışları Yönetmeliği’nde belirlenen esaslar dahilinde düzenlenen 2017 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin 3. maddesi incelendiğinde, sadece DHÖ şartı olmayıp pek çok şartın bulunduğu görülmektedir. Gerek 6132 sayılı Kanun’un 8. maddesi, gerekse Yönetmeliğin 25. maddesi ile davalı idareye tanınan safkan atların yarışlara katılma konusunu düzenleme ve bir takım koşullar koyma yetkisi kapsamında getirilmiş olan bu şartlara bakıldığında, davalı idare tarafından safkan atların, doğum tarihleri, cinsiyetleri, koşu kazanma durumları, yetiştirildiği haralar ile yetiştiricileri ve ithalat şekilleri dikkate alınarak kategorilere ayrılıp farklı yarışlara sokulduğu; her atın her yarışta değil, kendi kategorilerindeki yarışlarda koşabilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumun, eşitlik ilkesine aykırı olmadığı gibi safkan yarış atları arasında adaleti sağladığı kuşkusuzdur. Zira devlet tarafından ithal edilerek veya satın alınarak, devlet haralarında yetiştirilen atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile özel yetiştiriciler tarafından ithal edilen ve bunların soyundan gelen atlar arasında yetiştirmeden kaynaklı, sürat, kuvvet, dayanıklılık gibi konularda farklar olacağı tartışmasızdır. Bu durumda da eşit şartlara sahip olmayan atların aynı yarışta koşturulmasının adaletsizliğe neden olacağı açıktır.
Uyuşmazlığın çözümü için, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ile yarış koşullarını belirleme konusunda davalı idareye tanınan düzenleme yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna göre devlet haralarında yapılan yetiştiriciliğin temelinin ıslahı yoluyla safkan arap atı yetiştiriciliğini bir sistem içinde yapmak olduğu, Devlet Haralarında yetiştirilen atların sürat, mukavemet, cesaret, sağlık durumlarını ve verim kontrollerinin de yarış sahalarında yapıldığı dikkate alındığında, bazı koşuların yalnız (DH) damgalı atlar arasında düzenlenmesinde yasal isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan, ülkemizde düzenlenen at yarışlarının at yetiştiriciliğini özendirmesi dışında başka amaçları da bulunmakta, bunlardan birtanesi de Devlet Haralarında at yetiştirilmesi çabalarının sonucu saptamaktır. Böyle bir amaçtan hareket edildiğinde bu tür haralarda yetişen atlara yönelik olarak, yarış programında yer alan “DH” ve “DHÖ” tanımlaması kapsamında bir kısım yarışların düzenlenmesi tabiidir.
Yarışların, verim kontrolüne esas teşkil etmesi ve ıslah işleminin uygulanmasına yardımcı olması bakımından, yarış programlarının gerek idari gerekse mali ve hukuki durumlarını tespit etmenin davalı bakanlığın bir atcılık politikası gereği olduğundan, 2016 yılı at yarışlarında Devlet Harası koşularına yalnız (DH) damgalı, Devlet Harası Özel yarışlarına Devlet Harası yetiştirmesi olan atlar ile, anası ve babası Devlet Harası yetiştirmesi olup, 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atların iştirak ettirilmesinde dayanağı yasa ve tüzük hükümlerine aykırılık görülmemektedir.
Kaldı ki, 2017 yılı yarış programı incelendiğinde safkan Arap atları için 2149 adet koşu düzenlendiği, bunlardan 469 adedinde DHÖ şartı arandığı ve DHÖ şartı aranan koşuların toplam koşular içindeki oranının % 21, 82 ve ikramiye dağılımının ise % 33,76 olduğu ve davacının sahip olduğu atların koşabildiği yarışlar da dikkate alındığında, dava konusu DHÖ şartının davacıyı zarara uğratan bir düzenleme olmadığı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Dairemizin davanın reddi yolundaki 19/04/2019 tarih ve E:2017/35, K:2019/3178 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/12/2020 tarih ve E:2019/2762, K:2020/3256 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

2017 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin “Kısaltmalar ve Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (DHÖ) başlıklı (b) bendinde yer alan “Anası ve babası Devlet Harası Yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile bu atların Devlet Harası Yetiştirmesi veya Devlet tarafından ithal edilen veya Devlet tarafından satın alınan aygırlar ile çiftleşmesi sonucu oluşan atlar ve bunların soyundan gelen atların katılabileceği koşuları, 1983 yılından sonra ithal edilen dişi arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi arap atlarının devlet harası yetiştirmesi veya devlet tarafından satın alınan aygırlar ile çiftleşmesi sonucu doğan atlar ve bunların soyundan gelen atların katılabileceği koşuları ifade eder.” tanımının, davacının sahibi olduğu yarış atlarının bazı koşulara katılmasına sınırlama getirdiği iddiasıyla iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onuncu Dairesinin 19/04/2019 tarih ve E:2017/35, K:2019/3178 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/12/2020 tarih ve E:2019/2762, K:2020/3256 sayılı kararıyla, Daire kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında da, idare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği, ancak Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmış; böylece Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun’un 8. maddesinde, “Yarışların şartlarına, tertip, icra ve inzibatına, hipodrom ve yarış yerlerinin tanzim ve idaresine, yarış programları, ikramiyeler veya müşterek bahislere dair teknik, idarî, malî ve inzibatî hususlara, Yüksek Komiserler Kurulunun teşekkül sureti, görev ve yetkilerine, görevlendirilecek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki personel ve diğer personele yarış gelirlerinden karşılanmak şartıyla, 16 yaşından büyükler için tespit edilen aylık brüt asgarî ücretin dört katını geçmemek üzere yapılacak aylık net ödemeler ile harcırahlara, Jokey Kaza ve Yardım Sandığı kurulması ile yardım sandığına üye olabilecekler, yardım sandığına at binme ücretinin %10’unu geçmemek üzere kesinti yapılması, sandığın diğer gelirlerinin tespiti, sandık gelirlerinin harcanması ile bu gelirlerin, 5 inci madde uyarınca yetkilendirilen ilgili kurum veya kuruluşa borç olarak verilmesine veya ek 1 inci madde hükmü uyarınca oluşturulan hesaba aktarılmasına, disiplin cezalarının hangi hâllerde hangi merciler tarafından verileceğine, yarışların ve yetki verilmiş dernek, belediye ve il özel idarelerinin murakabe ve teftiş tarzı ile doping muayenelerine ait usuller, bu Kanun ve uluslararası yarış esasları ile memleket ihtiyaçları ve işin icaplarına göre Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
19/04/2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren At Yarışları Yönetmeliği’nin “Koşulara katılacak atlar” başlıklı 23. maddesinde; safkan atlara mahsus koşulara, koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe, 24 ve 25. maddelerde belirtilen ırklara mensup ve soy kütüğüne kayıtlı atların katılacağı; soy kütüğüne kayıtlı kısrağın yurt içinde veya yurt dışında çiftleşmesi sonucunda yurt dışında doğan ve doğduğu yıl içinde Türkiye’ye getirilen tayların Türkiye’de doğmuş sayılacağı belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin “Koşulara katılabilecek safkan Arap atları” başlıklı 25. maddesinde, safkan Arap atlarına mahsus koşulara, koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe, Türkiye’de doğmuş safkan Arap atları ve doğduğu yıl içinde yabancı ülkelerden getirilen ilgili atların soy ağaçlarında 2011 yılı itibarıyla geriye doğru en az dört nesil ana baba doğrulaması olan veya bunların soyundan gelen ve eşkal muayenesi yapılmış safkan Arap atlarının katılabileceği; ancak, Cumhuriyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı koşularına sadece Türkiye’de doğmuş safkan Arap atlarının katılacağı düzenlenmiş olup, maddenin üçüncü fıkrasında da; safkan Arap atlarına mahsus uluslararası koşulara, koşunun şartlarına göre Safkan Arap Atları Soy Kütüğünde ve aynı zamanda Dünya Arap Atları Organizasyonunun kabul ettiği Uluslararası Soy Kütüğü Kitabında kaydı bulunan ve bu koşulara katılmak üzere yabancı ülkelerden getirilen 2011 yılı itibarıyla geriye doğru en az dört nesil ana baba doğrulaması olan veya bunların soyundan gelen safkan Arap atlarının katılacağı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu olan 2017 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin “Kısaltmalar ve Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (b) bendinde ise, (DHÖ) kısaltmasının;
“• Devlet Harası yetiştirmesi olan atların katılabileceği koşuları,
• Anası ve babası Devlet Harası Yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının Devlet Harası Yetiştirmesi aygırlar ile çiftleşmesi sonucu oluşan atlar ve bunların soyundan gelen atların katılabileceği koşuları” ifade ettiği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun’un 8. maddesi ve At Yarışları Yönetmeliği’nin 25. maddesi ile davalı idareye tanınan safkan atların yarışlara katılma konusunu düzenleme ve birtakım koşullar koyma yetkisi sınırsız olmayıp; bu yetkinin, safkan atların saflığının korunması, bu saflığa gölge düşürücü halleri önleyici tedbirlerin alınması, uluslararası geçerli ıslah kuralları dahilinde özel hara yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi amaçlarıyla sınırlı ve eşitlik ilkesine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Ülkemizin 1997 yılında WAHO (Dünya Arap Atı Organizasyonu)’ya asil üye olarak kabul edilmesinden sonra, safkan Arap atlarına mahsus ırk vasıflarını taşıyan atları tespit ederek WAHO tarafından yayınlanan Stud-Book’ta yer almasını sağlama görevi ve yetkisi 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu hükümleri uyarınca davalı idareye ait bulunmaktadır. Davalı idarenin Stud-Book’ta yayınlanmasını teklif ettiği ve WAHO’nun da onaylayarak Stud-Book’ta yayınladığı bir atın veya davalı idarenin izni ile ithal edilen WAHO’ da kayıtlı ithal bir atın “safkan” olduğu hususu uluslararası düzeyde tescil edilmiş olmaktadır.
Bu itibarla, WAHO’ya kayıtlı atın safkan Arap atı olduğunun, bu kaydı yaptıran davalı idarece de kabulü zorunludur. Aynı zorunluluk WAHO’ya asil üye olan bir ülkeden davalı idarenin izni ile ithal edilmiş ve menşe ülke tarafından WAHO’ya kaydı yaptırılmış atlar için de geçerlidir. Soyu şaibeli atların WAHO’ya kaydının yapıldığı şeklinde bir iddianın varlığı halinde ise, yarış otoritesi davalı Bakanlığın, gerekli araştırmayı yapıp kayıtları düzelttirme yoluna gidebileceği açıktır.
Dava konusu düzenlemede ise, anası ve babası Devlet Harası yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının Devlet Harası yetiştirmesi aygırlar ile çiftleşmesi sonucu doğan atlar ve bunların soyundan gelen atların “DHÖ” tanımı içerisinde kaldığı; ancak anası ve babası Devlet Harası Yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının, özel yetiştiriciler tarafından yetiştirilen, WAHO’ya kayıtlı safkan aygırlarla çiftleşmesi sonucu doğan atların belirtilen yarışlara katılımının engellendiği görülmektedir.
WAHO’ya kayıtlı Arap atlarının davalı idarece ya da özel yetiştirici şahıslarca yetiştirilmiş olmasının, Arap atının safkan olma niteliğinde bir farklılık oluşturmadığı; zira bu hususta gündeme gelecek bir şaibenin yine yarış otoritesi olan idare tarafından gerekli araştırma ve denetimlerin yapılması suretiyle ortadan kaldırılabileceği tartışmasızdır.
Bu durumda; anası ve babası Devlet Harası yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının, özel şahısların yetiştirmiş olduğu aygırlarla çiftleşmesi sonucu doğan WAHO’ya kayıtlı atların DHÖ kapsamındaki koşulara katılımının engellenmesinde, uluslararası ölçütlere uygun özel hara yetiştiriciliğini teşvik amacına ve eşitlik ilkesine uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 2017 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin “Kısaltmalar ve Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (b) bendinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.