YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2141
KARAR NO : 2016/3401
KARAR TARİHİ : 05.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tefecilik suçunun, 765 sayılı TCK’nın yürürlükte olduğu dönemde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/07/1995 tarih ve 1995/207-236 sayılı Kararında da belirtildiği üzere birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir şekilde faiz karşılığı ödünç para vermek suretiyle çıkar sağlanması, başka bir anlatımla ödünç para verme işinin meslek haline dönüştürülmesi durumunda oluştuğu, suçun yaptırımının ise 2279 sayılı Yasanın 17. maddesinde düzenlendiği, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun ise, maddede yazılı tipik hareketin bir kez işlenmesiyle oluşan sırf hareket suçu niteliğinde bulunduğu, bu suçun kazanç karşılığında ödünç paranın borç alana verilmesiyle tamamlandığı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, bir kişiye değişik zamanlarda veya farklı kişilere kazanç karşılığı ödünç para verilmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu nazara alınarak, borç paranın müşteki …’a 05/05/2009 tarihinde, tanık …’a 2002 yılında verildiği de gözetilmek suretiyle, mağdur … yeniden dinlenerek sanıktan borç para aldığı tarihin kesin olarak tespiti ve buna bağlı olarak zamanaşımı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.