Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/9048 E. 2016/1275 K. 01.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9048
KARAR NO : 2016/1275
KARAR TARİHİ : 01.02.2016

TARİHİ : 09/01/2015
NUMARASI : 2015/9-2015/6
DAVACI : T.. A.. vek.Av. B.. A..
DAVALI : Y.. A..

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı borçluya kredi kartı kullandırıldığını, kredi kartından kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/2 maddesinde kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 1086 sayılı HUMK’un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörüldüğünden ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğünden sonra açılacak mal varlığına ilişkin davalarda HMK’nın 2/1 maddesi uyarınca dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, öte yandan, …….tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 5. maddesinde 6335 sayılı Yasa ile değişiklik yapılarak asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisine dönüştüğü, görevin kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiği, uyuşmazlığın genel mahkemeler olarak asliye hukuk mahkemelerinin görev alanında bulunduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK’nın 114/1-c, 115 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır.
28.05.2014’te yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/1-k maddesinde ”tüketici”, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, 3/1-e maddesinde ise ”tüketici işlemi” mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade edilmiştir.
Yine anılan yasanın 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2 maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya dönersek; itirazın iptali davası ……….tarihinde açılmıştır.

…/…

Davacı bankanın alacağı, kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda tüketici işlemi niteliğindeki kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemiyle ilgili olarak dava tarihi itibariyle tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, ……. gününde oybirliğiyle karar verildi.