Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2028 E. 2021/6964 K. 22.12.2021 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2028 E.  ,  2021/6964 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2028
Karar No : 2021/6964

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Davacı tarafından, İstanbul İli, Şişli İlçesi, … Mahallesi, … pafta … ada …parsel için imarla ilgili ücret adı altında tahsil edilen 4.474.012,01-TL’nin iadesi sonrasında bu tutar için hesaplanacak olan 2.160.376,78-TL tutarında yasal faizin ödenmesi talebiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Dokuzuncu Dairesince bozma kararına uyarak yeniden incelemek suretiyle, 27/03/2014 tarihli Başkanlık onayları ile söz konusu ana para tutarları için gecikme faizlerinin hesaplandığı, davacının talebi üzerine vergi borcuna karşılık mahsuplaşmasının yapıldığı, ayrıca davacı tarafından, İstanbul İli, Şişli İlçesi, …Mahallesi, … pafta, … ada, … ve … parsel için imarla ilgili ücret adı altında tahsil edilen 4.989.976,14-TL’nin iadesi sonrasında, eksik ödenen 130.826,08-TL ile 4.989.976,14-TL için hesaplanacak 2.002.495,40-TL tutarındaki yasal faizin ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada; Mahkemelerince, “Mahsuplaşmanın yapıldığı tarihte faize hükmedilmediğinden iadenin ana paraya göre yapıldığı, Danıştay bozmaları sonrası 27/03/2014 tarihli başkanlık onayları yapılarak gecikme faizlerinin hesaplandığı ve davacının faiz alacağının vergi borcuna karşılık mahsuplaşmasının yapıldığının görüldüğü” gerekçesiyle konusu kalmayan faiz alacağı hakkında karar verilmesine yer bulunmadığına karar verildiği, anılan kararın temyiz incelemesi sonrası Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 03/10/2019 tarih ve E:2019/2603, K:2019/4352 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği de görüldüğü gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmeden … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarece tahsil edilen 4.474.012,01-TL anapara üzerinden tecil faizi ödenmesi gerektiği, kendilerince hesaplatılması sonucu iade edilmesi gereken tecil faizinin de 7.210.200,23-TL olması gerektiği, fakat Belediyenin yapmış olduğu faiz hesaplaması sonucu 340.882,94-TL faizin iade edilmesine karar verildiği ve bu tutarın mahsubundan sonra kalan 6.869.317,29-TL daha faiz alacağının bulunduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından, imarla ilgili ücret adı altında tahsil edilen 4.474.012,01-TL’nin iadesi sonrasında bu tutar için hesaplanacak olan 2.160.376,78-TL tutarında yasal faizin ödenmesi talebiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istemiyle dava açıldığı, dava dilekçesinde tecil faizi istemine ilişkin bir talepte bulunulmayıp sadece “işlemin iptali” isteminde bulunulduğu, temyiz dilekçesinde ise dava dilekçesindeki talep aşılarak, kendilerince tecil faizi hesaplaması yaptırılması sonucu 7.210.200,23-TL tutarında faiz alacaklarının olduğu iddia edildiği fakat bu husustaki iddialarının dikkate alınma olanağı bulunmadığı, öte yandan davalı idarece ibraz edilen belgelerden de başkanlık onayları yapılarak hesaplanan faizin davacının vergi borçlarına karşılık mahsup edilmek suretiyle iade edildiği de görüldüğünden, ileri sürülen iddiaların Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Vergi Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvuruları sadece Vergi Mahkemesince bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenebileceğinden ve olayda, davanın esasının incelenerek kabul edilmesine yönelik Vergi Mahkemesi kararının Dairemiz tarafından bozulması üzerine, Mahkemece bozma kararına uyularak, yeniden incelemek suretiyle karar verildiği görüldüğünden bu aşamada işin esasına geçildi;
İleri sürülen iddialar temyize konu Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, temyiz isteminde bulunandan … TL maktu harç alınmasına, 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.