Danıştay Kararı 12. Daire 2018/6692 E. 2021/7049 K. 22.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/6692 E.  ,  2021/7049 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6692
Karar No : 2021/7049

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:… K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …İl Milli Eğitim Müdürlüğünde maarif müfettişi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 6528 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 25. maddesi ile 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici 10. maddenin yedinci fıkrası uyarınca bakanlık başdenetçisi, denetçi ve denetçi Yardımcıları kadrolarından maarif müfettişliği kadrolarına atanan maarif müfettişleriyle, il eğitim denetmen ve denetmen yardımcılığından maarif müfettişliği kadrosuna atanan maarif müfettişleri arasındaki mali hakların eşitlenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ve dava konusu işleme dayanak oluşturan 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 10. maddesinin yedinci fıkrasının Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek, 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 6528 sayılı Kanun’la eklenen Geçici 10. maddesinin yedinci fıkrasıyla (Mahkeme kararında sehven 7. madde olarak yazılmıştır.), gerek bakanlık denetçiliğinden, gerekse eğitim denetmenliğinden maarif müfettişliğine atananların önceki statülerindeki mali haklarının korunduğu ve hiç kimseye yeni bir hak verilmediği görülmüş olup, bakanlık başdenetçisi, denetçi ve denetçi yardımcıları kadrolarından maarif müfettişliği kadrolarına atanan maarif müfettişlerine ödenen mali hakların davacıya ödenmesine ilişkin açık bir kanuni düzenleme olmadığından, bu yönde yapılan başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6528 sayılı Kanun ile 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de değişiklikler yapılarak, Milli Eğitim Bakanlığı “Teftiş Sistemi”nin yeniden yapılandırıldığı, Teftiş sisteminin Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Hizmetleri Başkanlığı bünyesinde birleştirilmesi ve bakanlık denetçileri ile il eğitim denetmenlerinin aynı ad ve görev ile maarif müfettişliğine atanmaları ile birlikte mali haklarının da yeniden tanımlanmasına ihtiyaç duyulması üzerine 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye 5628 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 10. maddenin yedinci fıkrası ile her iki teftiş biriminde görevli müfettişlerin sadece isim ve görev olarak birleştirildiği, aynı işi yapmalarına rağmen mali haklarının bahse konu değişiklikten önceki haliyle aynen bırakıldığı, Milli Eğitim Bakanlığı denetim yapısının, maarif müfettişleri adı ile birleştirilirken seçilme ve yetiştirilme şartları, hizmet sınıfları, öğrenim düzeyi, görevleri, sorumluluk düzeyleri, kademe ve derecesi aynı olan, ancak farklı mali haklara sahip bir durum ortaya çıktığı, bu durumun emekli maaşlarına da yansıyacağı, 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’ye 5628 sayılı Kanunla eklenen Geçici 10. maddesinin yedinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğundan Anayasa Mahkemesine başvurulmasının talep edildiği, bu süreçte iptal davasının Anayasa Mahkemesi kararının sonucuna kadar bekletilmesi gerekmekteyken, bu hususun değerlendirilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.