Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/14843 E. 2016/6226 K. 29.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14843
KARAR NO : 2016/6226
KARAR TARİHİ : 29.03.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından; nafakalar ile tazminatların miktarları, davalı tarafından ise; hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadın ve davalı erkeğin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizidir.
2-Mahkemece, davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu kabul edilmiş, bunun dayanağı olarak da; davalı erkeğin evliliğin başından beri eşini sevmediğini beyan ettiği gibi bunu hal ve hareketlerine de yansıttığı, evin geçimiyle ilgilenmediği, eşine ve çocuklarına karşı fiziksel ve duygusal şiddet uyguladığı, eş ve baba olarak sorumluluklarını yerine getirmediği gösterilmiştir. Oysa, dosyada, davalının evliliğin başından beri eşine sevmediğini beyan ettiğine, bunu hal ve hareketlerine de yansıttığına ve eşi ile çocuklarına karşı fiziksel ve duygusal şiddet uyguladığına dair kabule yeterli delil bulunmamaktadır. Toplanan delillere göre, davalı erkeğin eşi ve çocuklarıyla yeterince ilgilenmemek suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre erkeğin birlik görevlerini yerine getirmemesi, kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde görülemez. Bu bakımdan davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluşmamıştır. Davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile kadın yararına manevi tazminata hükmolunması doğru bulunmamıştır.
3-Davacının dava dilekçesinde talep ettiği maddi tazminat talebi, Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında olmayıp, davacının tek başına evin geçimini sağlaması ve davalı tarafından alınan araçların kredilerinin kendisi tarafından ödenmesi nedeniyle uğradığı zararları tazmine ilişkin olup, nispi harca tabidir.
Dava açılırken yatırılmış olan başvurma harcı, dava dilekçesinde yer alan bağımsız taleplerin tümünü kapsar. O halde, davacının boşanmanın eki niteliğinde bulunmayan maddi tazminat talebi yönünden nispi karar ve ilam harcının peşin bölümünü yatırması için davacıya süre verilmesi (Harçlar K. m. 30-32), harcın tamamlanması halinde, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocukların ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29.03.2016(Salı)