Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4835 E. , 2021/5270 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/4835
Karar No:2021/5270
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Asfalt Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karayolları Genel Müdürlüğü’nce 04/06/2021 tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca pazarlık usulü ile gerçekleştirilen 2021/297968 ihale kayıt numaralı “(Çaycuma-Bartın) Ayr-Hisarönü-Zonguldak Yolu Km:0+000-4+975,17 G/1+478,15 İ- 5+180 Arası Kesiminin Yapım İşi” ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 4734 sayılı Kanun’un 21/b maddesi uyarınca pazarlık usulüyle gerçekleştirilen ihale konusu projenin toplam 8,7 km uzunluğunda olduğu, işin, toprak tesviye işleri, sanat yapıları ve köprü, plentmiks alttemel, plentmiks temel, bitümlü sıcak karışım kaplama işlerinden oluştuğu, işin tamamlama süresinin yaklaşık 900 gün olarak gösterildiği, yaklaşık maliyetin 459.770.589,30-TL olarak belirlendiği ve 403.000.000,00-TL bedelle ihalenin ekonomik açıdan en uygun teklifi veren şirket üzerinde bırakıldığı, bu durumda, her ne kadar davalı idarece proje konusu yolun, Filyos Limanı’nın hizmete açılmasıyla artacak olan trafik nedeni ile geometrik ve fiziki standartların iyileştirilerek daha güvenli ve konforlu bir ulaşımın sağlanması, yakıt tasarrufu, zaman, taşıt işletme maliyeti kayıplarının önlenmesi, trafik güvenliği, can ve mal emniyetinin arttırılması ve yolun bir an önce tamamlanarak ekonomiye kazandırılması gerekçeleriyle dava konusu ihalenin pazarlık usulü ile yapılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, dosya içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde ihale konusu işin yapım tekniği açısından özellik arz eden işlerden olmaması, bahsedildiği gibi ihalenin can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılmasını zorunlu kılan herhangi somut bir gerekçenin mevcut olmaması ve ayrıca ihale konusu işin tamamlanma süresinin yaklaşık 900 gün olarak belirlenmiş olması, ihale konusu projenin geniş kapsamlı işleri de içine alan 8,7 km uzunluğunda bir iş olması ve yaklaşık maliyetinin 459.770.589,30-TL olarak belirlendiği hususları dikkate alındığında ihale edilen işin ivedi olarak gerçekleştirilmesini gerekli kılan bir durumun da bulunmadığı anlaşıldığından, 4734 sayılı Kanun’un 21/b maddesinde belirtilen şartların oluştuğuna dair hukuken geçerli bir neden gösterilmeksizin pazarlık usulü ile gerçekleştirilen dava konusu ihalede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul yönünden, davacı şirketin sübjektif ehliyetinin bulunmadığı, davacı şirketin dava konusu ihalenin iptalini istemesinde kamu ihale mevzuatı çerçevesinde menfaatinin bulunmadığı, davacı şirketin yeterlik kriterlerini sağlayıp sağlamadığının Mahkemece araştırılmadığı, davacı şirketin ihale konusu işte uzmanlığını ve mesleki yeterliğini ispat edemediği, hakkın kötüye kullanımının hukuk düzenince korunmayacağı; esas yönünden ise, 4734 sayılı Kanun’un 21/b maddesinde belirtilen şartların oluştuğu, yol standardının ve trafik güvenliğinin arttırılarak proje bütünlüğünün sağlanmasının amaçlandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.