Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1111 E. 2021/3242 K. 22.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1111 E.  ,  2021/3242 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1111
Karar No : 2021/3242

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 07/10/2020 tarih ve E:2017/1107, K:2020/4155 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı her türlü maaş ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/10/2020 tarih ve E:2017/1107, K:2020/4155 sayılı kararıyla;
Davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun’un) 3. maddesi ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden işin esasına geçilerek; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına, meslek stajını yaptığı dönemde de örgüt evlerinde kalmaya devam ettiğine, örgüt toplantılarına katıldığına, örgütün yönlendirmesiyle katalog evlilik yaptığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Hâkim-Savcılık sınavlarına örgüte ait çalışma evinde hazırlanma yönünden, davacının örgütün yargı erkine kendisine iltisak ve irtibatlı kişileri yerleştirebilmek amacıyla oluşturduğu hâkim-savcılık sınavına hazırlık evlerinde anılan sınavlara hazırlanmış olmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatı ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı her türlü maaş ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, OHAL KHK’ları ile ileriye dönük sonuçlar doğuran işlemlerin yapılamayacağı, dava konusu işlemin OHAL’in gerektirdiği ölçülülük sınırını aşarak ileriye dönük olarak tesis edildiğinin görüldüğü; her ne kadar idarece KHK hükmünde soruşturma yapılması gerektiğine ilişkin bir ibareye yer verilmediği ileri sürülmekte ise de soruşturma yapılmamasına ilişkin bir ibareye de yer verilmediği, kişilerin anılan yapı, oluşum veya gruplara üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibatının da ancak usulüne uygun bir soruşturmayla ortaya çıkarılması gerektiği; gerek açığa alınma, gerekse meslekten çıkarma işlemlerinde hiçbir şekilde tanınmayan savunma yapma ve dinlenilme hakkının, yeniden inceleme hakkının verilmesiyle yerine getirildiği ifadesinin, önce ceza verilerek sonradan savunma alındığı hususunun ikrarı olduğu; meslekten çıkarma işleminde kişiselleştirme yapılmadığı; tanık ifadeleri olarak gösterilen şahısların ifadelerinde hiçbir şekilde somut olarak örgüt üyeliğine dair bir ifade olmadığı, tanıkların sadece duyumlarını söyledikleri yani dedikoduları ifade ettikleri, bu şahısların ceza yargılaması sırasında alınan ikinci ifadelerinde kısmen veya tamamen çelişkilere düştükleri; hâkimlik gibi anayasal teminatlarla korunmuş ve Türk Milleti adına görev yapan bir meslek mensubunun meslekten ihracını, herhangi bir kural ve kaideye bağlamadan ve delillerin belgelendirilmesi gibi bir ihtiyaç duymaksızın gerçekleştirmenin, sadece katı bir ispat anlayışına gerek duymamakla geçiştirilemeyecek kadar ağır ve ciddi bir durum olduğu; 9 yıllık meslek hayatındaki hangi fiil ve davranışlarının ya da hangi kararlarının tarafsızlığını ve bağımsızlığını yitirdiği sonuca ulaştırdığının açıklanmadığı; karara gerekçe olan delillerin meslek öncesine ilişkin olduğu, hakkında 667 sayılı KHK’nın uygulanabilmesi için meslek hayatında iltisak ya da irtibatın tespit edilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 07/10/2020 tarih ve E:2017/1107, K:2020/4155 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 22/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.